Yazı Detayı
07 Kasım 2019 - Perşembe 14:59 Bu yazı 371 kez okundu
 
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Oku adam ol, geleceğini kurtar, ceketini satan babalar. Millî Eğitim’le ilgili yazmak istemiyorum, çünkü karamsarlığım zirveye çıkıyor!

Millî Eğitim en temel meselemiz ve bu esas mesele ile ilgili bir şey yapılamıyor. “Yapılmıyor” demiyorum, yapılamıyor diyorum. Mesele sırf bu bakanla, şu bakanla ilgili değil. Devasa bir cihaz var ve bu cihazın bütün unsurları üzerinde ciddi olarak kafa yormak lâzım. İşin psikolojisini de gözden kaçırmamak şartıyla.

Öğrenciden başlayıp, bakana kadar giden bir hat üzerinde harekete getirici (motive edici) bir ruh ayaklanmasına ihtiyaç var. Öğrenci gelecek endişesinde, mezun olmak dert değil, sonrası belirsiz. Öğretmen idealsiz, ruhsuz. Öğretmenlik ideal bir meslek olmaktan çıkmış, öğretmenlik yapanlar da ideal sahibi olmayı yük olarak görüyor. Ve öğretmen artık öğrenci emanet edilen eli öpülesi kimse değil. Öğrenciyi hoş tutması gereken bir görevli, icabında şiddete maruz kalıyor.

İdare cihazı hantal, üreticilik ve yaratıcılık melekeleri körelmiş…Liyakat, ehliyet, tecrübe bir kenara bırakılmış. Böyle bir cihazı ayağa kaldırmak gerçek bir babayiğit işi. Konuyu bilmek, uzman olmak yetmez, büyük bir cehd sahibi olmak lâzım.

Hani bir zamanlar Osmanlının bir Maarif Nazırı varmış, bana göre hâlâ da en isabetli sözü söyleyen o. Ne demiş Emrullah Efendi? “Mektepler olması maarifi ne güzel idare ederdik!

Belki de o yüzden mektebi bıraktık, okul demeye başladık! İşe bakın ki, mektepler yok, okullarla da olmuyor! Ben şimdi daha ötesini söyleyeceğim: Bakanlık olmasa eğitimi yoluna sokmak mümkün olabilir! Bakanlık dev bir idare cihazı ve destekten çok köstek oluyor belki. Eğitim standartlaştırır, fakat Türkiye’de standartlaştırma en kötüye, en düşüğe göre yapılıyor.

Mecburi öğretimin 12 yıla çıkarılması orta öğretimin en büyük ayak bağı. İlkokuldan sonra meslek öğrenecek, işine gücüne bakacaklar da orta öğretimin mecburiyet çarkına sokuluyor. Onlar hayata atılıp işe yarar bir şeyler öğrenecekken bilgi hamalı olarak diploma alıyorlar. Ya sonrası? Orta öğretim yüksek öğretimi zorluyor.

Ders kitaplarının hali?

Dil, edebiyat, tarih ve inkılap tarihi müfredatı ve kitapları üzerine hayli kalem oynattık. Bir netice hasıl olduğunu görmedik. Eskiden konunun uzmanları kitap yazardı, şimdi kalabalık bir isim listesi önümüze çıkıyor. Yazarlar, editörler ve uzmanlar. “Görsel tasarım uzmanı” bile var!

Bütün bunlar niçin yapılıyor? Daha mükemmel ve hatasız kitaplar ortaya konulması için.

Fakat bir tehlike var: Anoninimlik tehlikesi. Yani, sıradanlık, basitlik, yuvarlaklık. Ders kitapları ölü metinler haline geliyor.

Bir ders kitabı basıldığı zaman artık milyonlarca basılıyor. Eğer bir yanlış varsa, milyonlarca çoğaltılıyor demektir bu. Okulda öğrenilen doğru sanılan yanlışların, sonraları düzeltilmesi o kadar zor ki.

Elimin altında bir orta okul ders kitabı var. Orta okul ve imam hatip ortaokulları için hazırlanmış Sosyal Bilgiler kitabı. 1.340.526 adet basılmış…

Bize doğruları öğretecek ders kitabında hata olursa ne olur? Kitabın hazırlanış sürecine bakınca, hata olmaz diyesiniz geliyor!

İşte bu kitapta Uygur alfabesi diye, İsrail (İbrani) alfabesi konulmuş. Hadi bunu öğrenci anlamaz diyelim, öğretmenler de fark etmez mi? Fark edilse düzeltilmesini sağlamaya güç yeter mi? O da ayrı bahis.

Görünüşte Millî Eğitim işi sıkı tutmuş: Resim malzemelerine kaynak belirtmek mecburiyeti getirmiş. Birkaç tane basılı kaynak dışında elektronik ortamdan aktarılmış resimler, haritalar ve grafikler. Elektronik ortam kesinlikle güvenilir değil, bunu bilmeyen ders kitabı yazmaya kalkışmasın. Böyle güvenilmez ortamdan alınan malzemenin basılı kaynaklarla karşılaştırılması mecburiyeti getirilmeli.

Şimdi ders kitabı yazmak kolay, elektronik ortamdan malzemeyi kes yapıştır, olsun sana ders kitabı. Sonra da milyonlarca bas!

Meselenin şu yönü de var: Böyle hataları gördünüz ve öğrencilere başka bir kitap okutmaya kalkıştınız. Bu mümkün mü?

Veya öğrencilerinize güvendiğiniz, beğendiğiniz bir kitabı okutmak istediniz…

Bakanlık olmasa bu mümkün olabilirdi.

Fakat mesele sadece bu değil ki…

 
Etiketler: Bakanlık, olmasa,, milli, eğitim, yoluna, girer, mi?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
228 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
352 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
258 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
347 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
557 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
263 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
275 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
234 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
457 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
201 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
237 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
287 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
217 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
354 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
289 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
372 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
327 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
284 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
300 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
268 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
443 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
284 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
185 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
283 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
423 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
288 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
430 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
511 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
334 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
386 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
410 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
274 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
406 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
530 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
420 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
321 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
581 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
458 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
340 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
426 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
439 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
433 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
329 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
498 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
380 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
574 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
485 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
910 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
501 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
546 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
580 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
581 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
447 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
655 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
544 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
549 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
588 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
860 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
729 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
597 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
729 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
792 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
732 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
796 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
816 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
787 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
770 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
777 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
874 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
749 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
820 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
848 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
699 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
958 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
818 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
796 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
786 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
932 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1838 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
920 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
993 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
888 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1182 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1096 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
969 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1756 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1262 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1254 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1721 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1315 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1138 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1122 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1111 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1449 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1169 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1093 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1138 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1093 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1170 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1467 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1250 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1377 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1702 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1274 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1487 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1652 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1935 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2002 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1395 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1374 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1107 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1382 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1156 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1325 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1199 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1348 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1323 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1267 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1265 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1159 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1385 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1227 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1460 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1278 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2059 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1438 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1517 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1402 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1503 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1465 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1420 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1538 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1358 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1451 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1603 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1542 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1457 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1542 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1511 Okunma.
Haber Yazılımı