Yazı Detayı
10 Aralık 2020 - Perşembe 02:56 Bu yazı 483 kez okundu
 
Bir Eğitim Neferi-Abdulkuddüs Bingöl (3)
Ömer Özden
omerozden25@hotmail.com
 
 

Bir eğitimci olarak başarının ve erdemli davranışların küçüklükten itibaren başladığını bilen Abdulkuddüs Bingöl Hocanın, lisansüstü öğrencilerine, asistanlara ve hatta her seviyede eğitim alanlara bunları anlattığı gibi, aile çevresindeki çocuklara karşı sevecen ve onları başarıya özendirecek konuşmalar yaptığını da yine aile bireylerinden öğreniyoruz. Evlerine misafir geldiğinde veya onlar misafirliğe gittiğinde çocukları eğlendirmek için onlara çeşitli oyunlar oynatıp şarkılar türküler söylediğini belirten aile bireyleri, bayramlarda da çocuklara mutlaka harçlık vererek onların gönüllerini hoş ettiğini ifade ediyorlar.

Başarıda dili düzgün kullanmanın da önemine sık sık vurgu yaparak Türkçenin düzgün ve İstanbul ağzına göre telaffuz edilmesini isterdi. Ben onun akademik çevrelerde, yanına gelen Erzurumlular da dahil olmak üzere hiç kimseyle yöresel ağızla konuştuğuna şahit olmadım.

İnsanın aslını unutmaması gerektiğini belirten Abdulkuddüs Bingöl Hoca, köyünü ve köye ait şeyleri de sever ve köy yemekleri yemekten hoşlanırdı.

Hafızası çok güçlü olan Abdulkuddüs Bey, hemen hemen hiçbir şeyi unutmazdı. Sevgisini de kızgınlığını da belli eden Bingöl Hoca, aynı zamanda fevkalade cömert biriydi. Kendisinin bulunduğu ortamda kimseye hesap ödetmeyen zengin gönüllü bir yapısı vardı.

Doktora ve yüksek lisans öğrencilerini hafta sonlarında evine davet ettiğini ve onları ailenin birer üyesi olarak gördüğünü ailesinden öğreniyoruz. Lisans ve lisansüstü öğrencilerinden biri olan Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, hocasının evine arkadaşlarıyla birlikte gittiklerinde Abdülkuddüs Bey’in eşi Nevin Hanım’ın kendilerine bir abla şefkati gösterdiğini ifade etmişti, kendisiyle Hoca’mızın taziyesi için görüştüğümüzde. Ahmet Bingöl, küçükken amcasının evlerine misafirliğe gittiklerinde amcasının öğrencilerinden bir veya bir kaçının onlarda olduğunu ve onların da artık ailenin birer ferdi olduklarını düşünmeye başladığını belirtmişti. Bu tutum ve davranış, eğitimin her an devam ettiğinin güzel bir örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.

Abdulkuddüs Hocanın bir başka özelliği de toplumda gördüğü yanlışlar hakkında konuşarak yakınındakileri uyarması ve nasıl düzeltilebileceğine ilişkin önerilerde bulunmasıydı. Oğlunun vefatından bir süre önce Atatürk Üniversitesi’nin hobi bahçelerinden çıkışlarında hızla gelen bir araba kırmızı ışıkta durmayarak Hocamın arabasına çarpmış ve Abdulkuddüs Bey’in kolunun kırılmasına sebep olmuştu. Duyduğumda telefon açıp geçmiş olsun dileğinde bulunduğumda, kırmızı ışıkta durmayan sürücünün az daha kendisinin ölümüne sebep olacağından söz ederek bahçelerden çıkışta ışık bulunmayışının da tehlikelere sebep olduğundan söz etmişti. Kazadan bir zaman sonra hobi bahçelerinin bulunduğu alandan ana yola çıkılan kısma trafik lambaları konuldu.

Sonuç olarak Abdulkuddüs Bingöl Hocam, yanlışları eliyle veya sözleriyle, son olayda da görüldüğü gibi yaşayarak düzeltme yeteneğinde bulunan bir eğitimci, bir akademisyendi. Pek çok kişinin danışmanı olarak yetişmesinde doğrudan emek sahibi olduğu gibi, jürisinde bulunarak ya da makalelerini düzelterek dolaylı yoldan onların yetişmesinde de önemli katkıları vardı; bunun en bariz örneklerinden biri de bu satırların yazarıdır.

 
Etiketler: Bir, Eğitim, Neferi-Abdulkuddüs, Bingöl, (3),
Yorumlar
Haber Yazılımı