Yazı Detayı
21 Eylül 2019 - Cumartesi 21:05 Bu yazı 77 kez okundu
 
ÇÖKECEKSİN! ÇÖKECEKSİNİZ! ÇÖKECEKLER!
M. Musa Çakır
 
 

Neye şaşırıyoruz biliyor musunuz?

Tatlı tatlı yiyenlerin, er ya da geç acı acı kusacaklarını unutuyor olmalarına.

Bir haramzade ekip düşünün ki; garip gurebanın cebinden çıkan paralarla edinilmiş bir kazanımın üstüne çökmüş.

O paralar ki, tuğlaya duvara ve sıcacık yuvalara dönüşmesi gerekirken, nasıl olmuşsa işte başka bir amaca hizmet etmiş.

Yuva olmamış belki ama öyle ya da böyle bir ekmek kapısına dönüşmüş.

“Ah almak” böyle bir şey işte!

Sonuç olarak bu ekmek kapısı sahibine bile  yar olmamış.

Derken haramzade bir ekip çıkmış ortaya; hazır mekanın sahibi de dört duvar arasındayken, muazzam bir çökme operasyonu ortaya konulmuş!

Gel zaman-git zaman bu ekip, -haram tatlı gelmiş olacak- işi büyüttükçe büyütmüş... Yediği kul hakları yüzünden kursağı göbeğiyle yer değiştirmiş olan bir kafa dengi bulup, bu kez de kamu malına çöküvermiş.

Binbir türlü ve desiseyle tabi!

Hile dediysek; minareyi çalıp kılıfı hazırlamışlar elbette, hatta görünüşte hiçbir aksaklık dahi yok.

Ama vicdanlar konuşacak olsa, insan içine çıkmaya bile yüzleri kalmaz bunların.

Yiyorlar işte!

Yetimin hakkını “haram-helal” ayrımı yapmadan götürüyorlar.

Bu hanı iştiha onların ya; patlayıncaya, tıksırıncaya kadar yiyorlar.

Bilmiyorlar ki, bu devran böyle gitmeyecek!

Bilmiyorlar ki, haramın binası olmaz, olmadı ve olmayacak!

Bilmiyorlar ki kurdukları kağıttan ocak başlarında paralanacak ve güneşleri bir gün muhakkak sönecek!

Biz sabırlıyız!

Biz beklemesini de biliriz!

Ama göreceksiniz, ilahi adalet ilelebet beklemeyecek!

İşte o gün geldiğinde tüyü bitmemiş yetimin intikamını alan da, yine feleğin kendisi olacak!

Lamı-cimi yok!

Madem çöktüler elalemin ve kamunun malına; o halde er ya da geç, onlar da çökecek!

Fakat bu kez dizlerinin üstüne!

Tabi kendilerini taşıyacak diz bulabilirlerse şayet!

 
Etiketler: ÇÖKECEKSİN!, ÇÖKECEKSİNİZ!, ÇÖKECEKLER!,
Yorumlar
Haber Yazılımı