Yazı Detayı
29 Ekim 2020 - Perşembe 23:25 Bu yazı 384 kez okundu
 
FAÇETA: MEDENİYET TASAVVURU
Abdulnasır KIMIŞOĞLU
abdlnsr.kmsgl@gmail.com
 
 

Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 2

FAÇETA: MEDENİYET TASAVVURU

 

Kitaplar vardır insanın ruhuna su berraklığı kazandırır. Kitaplar vardır insanın kendisini kendisine anlatır. Satır aralarında kendi hikâyesiyle karşılaşır. Okudukça hiç yabancılık çekmez sayfalar arasında. Bize yazılan, bizden olan, bizi bize anlatan eserlerdir. Façeta da böyle bir eser.

Façeta bir öykü kitabı ve yazarı muallim/yazar/şair Reşat COŞKUN.

Reşat COŞKUN, tarihin dizi dibinde yetişen, medeniyet kaygısı duyan, İslam’ın evrensel dilini anlatmaya çalışan ve aynı zamanda “ben Türk İslam medeniyetinin çocuğuyum” diyen ak saçlı bir şairdir. Şiir kitapları; Berceste, Sevdam Kaldı Bir ve Küheylan; öykü kitabı Şehristan ve deneme eseri olan Gün Saati kitaplarının da yazarıdır. 

Façeta, 2018 ilk baskısıyla Aktif yayınevinden öykü kategorisinde okuruyla kucaklaşmış. “iş yapar görünmeyip, iş yapıp görünmeyenlere” ilkesi doğrultusunda 16 öyküyle okuruna kendisini takdim etmektedir. Kapağında Sultan Fatih'in resmi ve işlenmiş elmas taşlarıyla süslü bir hançerin olması aslında kitabın ismi olan “façeta” kavramının da detayı durumundadır. Çünkü yontulmuş elmas manasına gelen bir kelimedir ‘feçeta.’

Façeta’yı nazarımda en değerli kılan özelliklerinden birisi de editörlüğünü şehrimizin yetiştirmiş olduğu Sayın Mehmet Emin ALPER hocanın süzgecinden geçmiş olmasıdır. Satırlarına ruh, dipnotlara da hikmet ekleyen bir muallim ve münevverdir ALPER hoca.

“Bizi biz yapan değerlerin savunucusu bu güzel insan, yazdığı bu hikâyelerle bizi ideal insan anlayışımız olan ‘İnsan-ı Kâmil’e doğru bir yolculuğa çıkarıyor.” takdim yazısıyla Sayın Prof. Dr. Halit DURSUNOĞLU, mizanpajıyla Sayın Yüksel UCA, tashihiyle Sayın Prof. Dr. Uğur YAVUZ ve son okuyucular arasında sayın öğretim üyesi Recep ERTUĞAY hocaların olması da kitabı haliyle değerli kılmaktadır. Esere dokunan eller, edebiyat ve medeniyet kaygısı duyan değerli insanlar olduğu için, eserin iddiası olan bir mesajı daha da kıymetli ve hakkaniyetli kılmaktadır.

Façeta, içerisindeki öykülerle yerelden merkeze yükselen bir dili kullanarak bir medeniyet dili yakalamaya çalışmak istemektedir. Bizi biz yapan değerlerin ölçüsünde gurur duymakla beraber azar azar yok oldukları için de hüzünlenmektedir. Okuyucusunun yakasına her iki eliyle yapışıp kuvvetlice sarsmak istemektedir: “Sen böyle bir medeniyetin çocuğusun, kendine gel” demek istemektedir. Edepli, vakur, duruşlu ve hikmet dolu bir ortamın satırlara işlenmesidir.  Hatta hayallerde bile zarafeti ve hakkaniyeti muhafaza etmeye çalışan ve bunu anlatmayı kendisine şiar edinmiş bir kitaptır.

Façetayı okumaya başladığınız vakit Şaban ve Esat ile şehri şöyle bir gezintiye çıkıyorsunuz onlarla birlikte. Sadece gezmiyor şehrin ruhunu ve sahip olduğu medeniyet izlerini anlamaya çalışıyorsunuz. Sadece bu bile façetanın ne söylemek istediğini anlatmaya yeterken aynı zamanda Nurullah’ın milli hasletleriyle göğsümüz kabarıyor, düldülün sahibi Halim’i öldürdüğü için de yazara sitem ediyoruz.

Eserin içerisinde geçen tüm öyküler, yapı itibariyle bir hikâye içerisinde şekillendirilip anlatılmakla beraber aslında tamamen hayatımızın içerisinde olan, yaşantımızdan hisseler bulunduran “ben de böyle bir durum yaşamıştım” dedirten yaşamın kendisi olan satırlardır. Çoğu zaman içerisinde kendimizi bulduğumuz için yüreğimize dokunabilmektedir. Bizi anlatmaktadır. Bize söylemektedir. Yaşanmışlıkları, hatıraları özellikle çocukluk anılarımıza dair bazı durumları yâd ettirmesi tatlı bir özlemle hüzünlendirmektedir. Tarih şuurunu da yer yer kulağa fısıldayan bir ilhama sahiptir satırlar. Hürmeti, hikmeti, adabı, töreyi, samimiyeti ve özellikle diğerkâmlığı da gönle aşina etmeye çalışan sayfalar arasında gezindirir bizleri façeta.

Netice itibariyle kendimizi, mahallemizi, şehrimizi, değerlerimizi ve yaşantımızı buluruz eserde. Eserde yazarın hayatından da izler bulmak tanıyanları için zor da değil aslında.

“Bu toprakların sesi… Toprak, onun altında yaşayanların diliyle konuşur. O dil, bir milletin dilidir. Onun üstünde yaşayanlar, o dili konuşmadıkça o toprak onlara vatan olmaz. Bir yanımızla ondan geldiğimiz ve o yanımızla yine ona döneceğimiz bu toprakların sesini, öbür yanımıza duyurmaya çalışan insan manzaraları… Öbür yanımızla yürüyeceğimiz yollarda belki bize yol azığı olur düşüncesiyle…” diyen Mehmet Emin ALPER hocanın sözüyle bitirirken bizlere bu eseri okuttuğu için Sayın Reşat COŞKUN hocama şükranlarımı arz ederim…

Tarihin dizi dibinde medeniyet kaygısı olan ak saçlı şairin dizi dibinde daha nice hikmet badeleri yudumlamak dileğiyle…

 

 

 
Etiketler: FAÇETA:, MEDENİYET, TASAVVURU,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi – 4 / ERZURUM ŞEHRENGİZİ
227 Okunma.
09 Kasım 2020
Kitap Tanıtım Yazı Serisi - 3 / İNSAN VAAZLARI
276 Okunma.
10 Ekim 2020
ARAYIŞ ve ADANIŞ’la RASÛLULLAH’ı ÇAĞA TAŞIMAK
616 Okunma.
26 Temmuz 2020
Öz eleştiri olarak “bize” yazdım…
519 Okunma.
05 Mart 2020
Tarihi Doğru Okuyabilmek
936 Okunma.
20 Şubat 2020
Cemiyeti İnşa Etmek
626 Okunma.
09 Şubat 2020
Medeniyeti İhya Etmek
756 Okunma.
12 Mayıs 2019
Palandöken 2023 Zirvesinde Marka Şehir Erzurum
1369 Okunma.
19 Mart 2019
Mehmetçik Vasfı ve Şehitlik
1124 Okunma.
12 Mart 2019
12 Mart Milli Vicdan Sesidir
943 Okunma.
12 Şubat 2019
7 Değil 77 Daha Güzel Adam
1705 Okunma.
09 Şubat 2019
Kitabın İkramı
934 Okunma.
05 Şubat 2019
Yazarın Tavrı
929 Okunma.
31 Ocak 2019
Yazının Mahremiyet ve Mesuliyeti
868 Okunma.
23 Ocak 2019
Yazmak Nasıl Bir Ruh Hali Gerektirir?
1043 Okunma.
18 Ocak 2019
Kalemin Kelâmı
990 Okunma.
01 Ocak 2019
Edebiyatın Lisanı
1259 Okunma.
26 Aralık 2018
Parlak Sözler Söylemek
1039 Okunma.
06 Mayıs 2018
Edebiyatın Kudreti
5950 Okunma.
25 Nisan 2018
Kaleme Ant Olsun!
1826 Okunma.
20 Nisan 2018
Kitap Bir Mürşittir
1298 Okunma.
13 Nisan 2018
Kitaptan Kopuş
1295 Okunma.
06 Nisan 2018
Kitap Medeniyeti
1976 Okunma.
21 Mart 2018
Ömür Sermayemiz: HAYATIMIZ
1963 Okunma.
13 Mart 2018
Kurşunî Yazılar
2193 Okunma.
25 Şubat 2018
Çiçeklerin Diliyle Edebiyat Dünyamız
1839 Okunma.
29 Aralık 2017
En Vefalı Dost: KİTAP
2113 Okunma.
14 Aralık 2017
Okumak "RIZA" için ARAÇTIR
1665 Okunma.
25 Kasım 2017
Kitaplara Kıymayınız Dostlar!
1720 Okunma.
18 Kasım 2017
Mürekkep İzleri
1755 Okunma.
28 Ekim 2017
Zülfikâr Kalemler
1606 Okunma.
Haber Yazılımı