Yazı Detayı
11 Eylül 2019 - Çarşamba 14:30 Bu yazı 229 kez okundu
 
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Bugün yazacaklarımızı Ortadoğunun Türkçesi kitabında dile getirmiştik (2017). O yazıların bir kısmı daha önce kaleme alınmış, gazetelerde yayınlanmıştı.

Geçen yüzyılın savaşı, “Cihan Harbi” bitmedi! Bu savaş, İslâm dünyasından Türkleri tecrit etme savaşı idi. İngilizlerin 1940’larda verdiği isimle “Ortadoğu” denilen İslâm’ın merkez topraklarını bin yıldan fazla Türkler yönetti. Eğer bu dönemi tanımlarken etnikliği/ırkı aşan “Türk” kavramını unutursak, hakikat temelli bir tarih yorumu ortaya koyamayız.

Emperyalistler zorba yönetimleri için tek mukavemet unsurunun Türkiye olduğunu gayet iyi biliyorlar, o yüzden Türkiye’yi İslâm dünyasından yalıtmak için ne gerekirse yapıyorlar. Yüzyıl sonra Türkler İslâm dünyasından tekrar tecrid edilirse, emperyalistler açısından Ortadoğu’yu yönetmek hiç zor olmayacak!

Türkiye, Cumhuriyet’le terk ettiği “Türk refleksi”ne döndü! Boyun eğmemek, güce ram olmamak, Hakkın davacısı olmak… İslâm dünyasında bu tavrı gösteren/gösterebilen devlet yok. Devlet sadece ülkeyle, parayla, halkla, bayrakla, marşla… olmuyor.

Aslında İslâm dünyasında gerçek anlamda “devlet” yok! İran elbette istisna. Kısmen Mısır. Bu devletler güçlü bir Türk yönetimi mirasının üstüne oturuyorlar. Geri kalanlar her türlü talimata, tesire, yönlendirmeye teşne.

Türkiye - Türkler etkisizleştirilmeden İslâm dünyasını kontrol altına almak mümkün değil. Bu şartlar bizi savaş hâli diyebileceğimiz bir vasatta tutuyor. Kendimizin farkında olmak zorunda olduğumuz gibi, bu savaşın da farkında olmak zorundayız.

Bir asır boyunca Türkiye, bin yıllık manevî, kültürel ve coğrafî bağlarından tecrid edildi. Türkler Araplara, Araplar Türklere düşman hâle getirildi. Yüz yıl böyle geçti. Bu bağların yeniden kurulduğu 21. yüzyılın başında emperyalist odaklar, Türkiye’nin hızlı seyreden bölge ile yakınlaşmasını durdurmak için harekete geçti. Suriye ve Irak’ta Türkiye’yi yalıtmak için bulunan yol, bu ülkelerin kuzey bölgelerini terörist kürtçü örgütlere havale etmek şeklinde gelişti. “Kürtlere” demiyoruz, terörist stalinist kürtçülere... Çünkü Türklerle Kürtlerin bin yıllık beraberliği ancak bu şekilde bozulabilir! Şimdi terörist kürtçü unsurlar Araplarla Türkler arasında bir tampon olarak konumlandırılmak isteniyor.

Yüz yıl önce bölgede Osmanlı vardı. Osmanlı sonrası Türkiye ve ülke adı ile anılan “Arap” devletleri kuruldu. Araplar Osmanlıdan kurtarıldıklarına ikna edildiler. Asıl hedefin İsrail’in kurulması olduğunu ıskaladılar. Bütün bunlar emperyalistlerin terminal devletini kurmak için yapılmıştı. Osmanlı var oldukça İsrail olamazdı! Artık İsrail var ve batı emperyalizminin (patron önce İngiltere, sonra ABD) operasyon merkezi bu devlettir. Şu anda İsrail ABD’nin numara verilmemiş eyaletidir. Amerikan bayrağının fonunda altı köşeli yıldızıyla İsrail bayrağı vardır.

Suriye meselesi uzayıp gidiyor…

Suriye Türkiye ile İsrail arasında tampondu. Soğuk harb sonrası gelişmeler Suriye’yi Türkiye’ye yakınlaştırdı. Bu yakınlık için her türlü şart tamamdı. Vizeler kalktı, kendimizi İsrail sınırında bulduk! (Daha doğrusu Filisin sınırında) Bu kabul edilemezdi. Durum gittikçe vahimleşiyordu. Lübnan, Ürdün, Suriye bir iktisadî bütünlük içine alınıyordu.

Ve işte ABD İŞİD’i yarattı! İŞİD zamanımızın Vehhabiliğidir!

ABD terörle mücadele bahanesiyle düşük maliyetli askerî gücünü Türkiye sınırlarına yerleştirmeye yöneldi. Fazla dikkat çekmemek için işin içine Rusya’yı da kattı. Rusya bugün Suriye’de ABD’nin tam kontrolünü kırmaya çalışıyor. ABD’nin Türkiye’yi çevreleyen gücünün Akdeniz’e kadar ulaşmasını bu yüzden istemiyor. Bu sebeple Fırat’ın batısında Türkiye’nin varlığını kabulleniyor, Afrin harekatı yapılıyor.

Türkiye 30 kilometre derinlikli güvenli bölgeyi tam kontrol ederse ne olacak?

ABD daha güneyde yine düşük maliyetli askerî gücünü konuşlandıracak.

Şu sıralar Arap dünyasında Osmanlı aleyhtarlığı ateşlenirken Türkiye’de kült atatürkçülüğünün yükseltilmesi işte bu sınırların makuliyetini oluşturmak içindir.

10.09.2019-Karar

 
Etiketler: Güvenli, bölge, yahut, Türkiye’nin, ABD-İsrail, sınırı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
18 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
121 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
124 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
163 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
148 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
71 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
169 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
236 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
184 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
113 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
315 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
242 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
155 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
194 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
205 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
220 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
167 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
255 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
212 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
319 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
267 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
679 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
287 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
320 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
351 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
351 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
241 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
380 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
334 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
305 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
348 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
647 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
511 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
392 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
488 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
552 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
451 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
518 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
520 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
545 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
546 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
553 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
605 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
502 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
564 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
652 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
520 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
747 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
584 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
571 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
573 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
691 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
1579 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
714 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
767 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
670 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
955 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
886 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
781 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
1588 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1031 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1066 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
1487 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1076 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
916 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
873 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
900 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1211 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
929 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
857 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
916 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
836 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
951 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
1147 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1039 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1103 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
1427 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1023 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
1155 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
1434 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
1703 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
1763 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1108 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1131 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
878 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1136 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
952 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1066 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
931 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1140 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1077 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1013 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1070 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
935 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1133 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
965 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1178 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1010 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
1792 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1190 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
1252 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1128 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1234 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1210 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1188 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
1231 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1120 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1232 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
1372 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
1299 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
1199 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
1297 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
1167 Okunma.
Haber Yazılımı