Yazı Detayı
14 Mart 2021 - Pazar 01:18 Bu yazı 1826 kez okundu
 
PALANDÖKEN
Ömer Özden
omerozden25@hotmail.com
 
 

Her şehrin bir veya daha fazla alamet-i farikası vardır. Hem coğrafi hem de kültürel bakımlardan birden fazla ayırt edici niteliği bulunan şehirlerden biri de Erzurum’dur. Sınırları belli olan bir yazıda tüm niteliklerinden söz etmemiz mümkün olmadığına göre, yalnızca bir özelliğini tanıtmak yerinde olacaktır.

Coğrafi bakımdan ülkemizin ve hatta dünyanın deniz seviyesinden yüksekte bulunan en önde gelen şehirlerinden biri olan Erzurum, 1850 m.lik rakımıyla, nüfus yoğunluğu bakımından ön sıralarda yer alan dünyanın sayılı yüksek rakımlı şehirlerinden birisidir. Bu yükseklik, Erzurum’u coğrafi bakımdan nitelikli şehirlerin arasına almaktadır. Erzurum’u önemli bir konuma getiren, sadece şehir merkezinin yüksekliği değil, aynı zamanda güneyinde kademeli olarak yükselen Palandöken dağ silsilesidir. 3200 metre yüksekliğe sahip zirvesi, uzun mesafeli kayak yapmaya elverişli pistleri ve altı ay boyunca yağan kaliteli kar potansiyeliyle Palandöken dağları, sadece Türkiye’nin değil aynı zamanda dünyanın en önemli kayak merkezlerinden biridir.

Şimdi şöyle geçmişe doğru kısa bir yolculuk yaparak Palandöken dağlarını tanımaya çalışalım. Orta Asya’dan yeni yurt arayışıyla yola çıkan ecdadımız, uzun yıllar içinde uzun yollar kat ederek Anadolu’ya geldiklerinde ovasıyla, dağıyla eski yurtlarına uygun yerler bulup oraları yurt etmişlerdir. Tanrı Dağlarına benzeyen Erciyes’i görüp Kayseri’ye, Palandökenleri beğenip Erzurum ovasına, Uludağ’ı keşfedip Bursa’ya yerleşmişler. Arayışları devam ettiğinde Balkanlar’da Şar Dağlarını yeni yurt Bursa’ya benzetip Üsküp civarını vatan tutmuşlardır.

Bu yeni yerleşim alanlarından belki de en zorlusu Erzurum’daki dağlar olmuştur. Erzurum’un adeta sırtını dayadığı güneyindeki sıra dağlar, deve kervanlarına geçit verirken çıkardığı zorluklardan dolayı Palandöken adını almıştır. Dağ silsilesindeki geçitler yer yer öylesine sarptır ki geçmişte nakliye işlerini yapan develerin sırtlarına vurulan palanlarını (yük semeri) düşürmektedir. Sıklıkla tekrar eden bu halden dolayı, kervancılar palanları döken dağlardan geçeceklerini söyledikçe, buralara Palandöken Dağları denilir olmuş. Bu geçit vermez dağlar kervancılar arasında o kadar şöhret bulmuştur ki o zamandan bu zamana Erzurumluyu, kahramanlık, yiğitlik, erlik ve cömertlik anlamına gelen “Dadaş” simgelerken, coğrafi anlamda da Palandöken Dağları temsil etmektedir.

Maksadımız Palandöken Dağlarının tarihinden söz etmek olmadığı için sadede gelelim. Adının nasıl verildiği ve sarp geçitlerinden bahis açmamın sebebi, asıl konuya girebilmekti. 2020 yılının Mart ayından bu yana tüm dünyayı kasıp kavuran bir salgından korunmaya çalışıyoruz. Bu küresel salgından korunabilmenin en etkili yolunun maske, mesafe ve temizlik kurallarına uymak olduğu, bilinen bir gerçek. Böyle bir ortamda girdiğimiz kış aylarında, üç haftalık sömestr tatili de başladı. Kısıtlamaların bulunduğu bir tatil ortamında “Evde Kal!” kuralı dahilinde nasıl tatil yapılabilir? Hem evde kalıp hem de tatil yapabilmenin tek yolu, kış turizmine katılarak kayak merkezlerine gitmek/gelmektir.

Bu kayak merkezlerinden biri ve belki de en önemlisi, Palandöken Kayak Merkezi’dir. Geçmiş zamanlarda develere palan döktüren dağ yolları, şimdilerde dünyanın en uzun kayak pistleri olmuş turizme hizmet eder hale gelmiş. Palandöken Kayak Tesisleri, çoğunluğu özel sektöre ait olan son derece lüks ve kaliteli otelleriyle, onlarca kabine sahip gondol hattı ve çok sayıda telesiyej tesisleriyle, çocuklar ve kaymayı yeni öğrenenler için başlangıç, profesyonel kayakçılar için çok sayıda uzun mesafeli profesyonel pistleriyle, kızakla kaymak isteyenler için ayrı hazırlanmış kayma alanlarıyla, kışın güneşlenmek isteyenlere imkân sunan güneşlenme platformlarıyla, açık havada yakılan sobaların yanında mangal keyfi yapmak isteyenler için pişirme bölümleriyle, kafeleri, lokantalarıyla yerli ve yabancı misafirlerini bekliyor. 24 saat boyunca güvenliği sağlayan jandarma ekipleri, düşüp sakatlanma tehlikesi geçirenlerin anında imdadına koşan sağlık personeli, ambulansları, kar motorları ile bütün teknik ekipmanlar da devletimiz tarafından her an hazır tutuluyor.

Erzurum’da günümüzden yaklaşık elli yıl önce de Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan bir kayak tesisi vardı. Tek kişilik sandalyelerden oluşan telesiyejle dağın belli bir bölümüne kadar çıkılabiliyordu. O yıllarda ülkemizde yalnızca ünlülerin ve çok zengin olanların gidebildiği Uludağ’da kayak tesisleri bulunmaktaydı. Bundan otuz beş kırk yıl öncesinde Palandöken’de mevcut tesislerin modernize edilmesi için Devletimiz tarafından başlatılan çalışmalar çerçevesinde özel sektöre de imkân tanındı ve öncelikle Dedeman şirketler grubu tarafından Dedeman Palandöken Hotel yaptırıldı. Sonra telesiyej hattı yenilendi. Özel firmalar, Palandöken’i keşfedince Palan Hotel, Polat Resort (ilk adı Polat Rönesans idi) Hotel, Dedeman Sky Lodge Hotel, Sway Hotel gibi oteller açıldı. Bunların yanında Snowdora Ski Resort Hotels ve villaları ile Ve Hotels Palandöken ve Villaları bulunmaktadır. Snowdora Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Ve Hotels ise Erzurum Valiliği tarafından yaptırılarak turizme kazandırıldı. Artık Palandöken Kayak Tesislerinde kayakla kayabilmek için aşırı zengin ve ünlü olmaya gerek yok; tesislerde herkes kayak yapabiliyor. Arabası ve kayak takımı olmayan Erzurumlular, Büyükşehir Belediyesi’nin otobüsleriyle dağa gidip burada çok uygun fiyatlarla kayak ve tulum kiralayarak kayak yapabiliyorlar. Diğer şehirlerimizden ve yurt dışından gelenler için de otel fiyatları oldukça hesaplı. Havalimanımızla kayak tesisleri arasındaki mesafe, sadece 19 km.

Bu arada Erzurum’da sadece Palandöken Kayak Tesislerinin değil, aynı zamanda yine Palandöken Dağ silsilesinde Konaklı pistlerinin bulunduğunu belirtmekte de yarar var. 2011 Üniversiteler Arası Kış Oyunlarının Erzurum’da yapılması münasebetiyle açılan Konaklı pistlerinden başka, iki atlama kulesi, bir buz hokeyi salonu, bir buz pateni ve artistik patinaj salonu, bir de körling salonu şehrimizde hizmet vermeye devam ediyor. Kayak ve hız pateni milli takımları, Erzurum’da sürekli antrenman çalışmaları yapıyorlar.

Palandöken Dağı, yazın ayrı güzel, kışın ayrı; gündüz ayrı güzel, gece ayrı. Dağ ile şehir arasındaki mesafe uzak olmadığı için kayak tesislerinden ve dağın muhtelif kesimlerinden Erzurum gece ve gündüz rahatlıkla seyredilebilmekte. Kayak yapanlar, yalnızca gündüzleri değil, güçlü ışıklandırmalar sayesinde geceleri de güvenli bir şekilde kayak kayabiliyorlar.

Bu işletmelerden birisini kısaca tanıtmak istiyorum. Bilindiği gibi covid 19 salgını nedeniyle, virüsün yayılmasını önlemek maksadıyla, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de belli kısıtlamalar uygulanmakta. Bu bakımdan hafta sonları ve resmi tatillerde sokağa çıkma kısıtlamalarına gidiliyor. 2021 yılının yılbaşı tatilinin Cuma gününe denk düşmesinden dolayı, hafta sonuyla birlikte 3 gün, 4 gece sokağa çıkma kısıtlaması uygulandı. Üç gün boyunca evde oturmak yerine aynı süreyi, Palandöken’in temiz havasını soluyarak geçirmeyi planladık ve sevgili eşimle birlikte resmi tatilimizi Ülkemizin, tartışmasız olarak kış turizminin en önemli merkezi olan Palandöken’de, Erzurum Valisi Sayın Okay MEMİŞ Beyefendi’nin özel gayretleriyle turizme kazandırdığı VE HOTELS’de değerlendirmeye karar verdik. Otele VE adı, Valilik Evlerinin kısaltılmasından dolayı verilmiş.

Geçtiğimiz yıl bir resmi ziyaretimizde Sayın Vali Okay Memiş Beyefendi, Palandöken’de Valiliğe ait atıl durumda bir binayı tadilata aldırıp burayı turizme kazandırdıklarından söz ederek bu tesisleri gezip görmemizi tavsiye etmişti. Biz de bu tavsiyeyi, sadece gezip görmek şeklinde değil, kısıtlamaların uygulandığı bu tatili VE Hotel’de kalarak yerine getirmeye karar verdik ve önceden rezervasyonumuzu yaptırarak 2020 yılının son günü olan 31 Ocak akşamında buraya geldik.  Dört katlı otelin giriş katı müracaat, lobi ve dinlenme salonlarına, ilk üç katı odalara ve üst katı da Zirve Restaurant olarak isimlendirilmiş kahvaltı ve yamak salonuna tahsis edilmiş. Otelin dışında ise toplam dokuz villadan oluşan müstakil evler var. Kalabalık aileler, bu villalarda kalıyorlar. Ertesi gün, otelin müdürü olan Ufuk Bey’le tanıştığımızda bu villalardan boş olanını gezmemizi sağladı. Fevkalade lüks olan bu villalarda çok rahat bir ortam olduğunu müşahede ettik. Salgın tedbirlerinden dolayı buralarda kalanlar lokantaya gelmek yerine yemek ve kahvaltılarını villalarına istiyorlar ve ev ortamında yiyebiliyorlar.

Otelin personelleri son derece ilgili ve titizler. Otele girişten itibaren huzur ve rahatlık hissediyorsunuz. Salonlar, odalar, lobi ve tüm alanlar tertemiz. Covid-19 tedbirlerinin kusursuz uygulandığı tesisleri turizme kazandıran Sayın Valimiz Okay MEMİŞ Beyefendi’ye şehrim adına teşekkürü borç addediyorum. Otel yöneticileri, otel personelinden isimlerini öğrenebildiklerim Gökhan, Gülçin, resepsiyondaki görevlilerden Miraç, Kadir ve tüm personel, canla başla ve samimi bir şekilde vazifelerini yapıyorlar. Kısıtlamalar dolayısıyla hafta sonları kayak yapmak yasak, ama hafta içlerinde burasının cıvıl cıvıl olduğunu da biliyorum. Hafta sonları yalnızca milli sporcuların kayak yapabildiği pistleri, odanızdan ve Zirve kahvaltı&yemek salonundan seyrederek kahvaltınızı yapabiliyorsunuz.

Diğer taraftan Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin turizme kazandırdığı Snowdra tesislerinin bugünkü duruma getirilmesindeki katkılarından dolayı da Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet SEKMEN Beyefendi’ye de Erzurum adına teşekkürü bir borç bildiğimizi ifade etmek isterim. Bu tesislerde de kış aylarında hem otel hizmeti eriliyor hem de nişan, düğün, kına programları yapılabiliyor. Gerek oğlumuzun, gerekse kızımızın nişan törenlerini Snowdra tesislerinde yaptığımızı ve sunulan hizmetlerden çok memnun kaldığımızı belirtmekte fayda mülahaza ediyorum.

Çocukluğumuzda Erzurumluların hızek dediği odundan yaptığımız kızaklarla çok kaymışlığımız olmuştu. Tabii o yıllarda hızekle mahalle aralarındaki yokuşlardan kayardık. Şimdiki kızaklar ise plastikten. Böyle bir ortama gelmişken bu plastik kızaklarla kaymayı denedik. Gerek yaşımızın ilerlemiş olması, gerekse plastik kızağa alışkın olmamamız nedeniyle birkaç kez düştük, ama yine de keyifli anlar yaşadık. Milli kayakçıların antrenman yaptığı pistlerin yakınına giderek onları seyretmek çok keyif vericiydi. Milli sporcularımızdan biri olan Sıla yanımıza geldi ve Atatürk Üniversitemizin öğrencisi olduğunu söyledi; benim de orada akademisyen olduğumu öğrenince bir iki fotoğraf çekildik.

Kaldığımız Ve Hotels’de dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen turistler yanında Ülkemizin muhtelif şehirlerinden gelen yerli turistler de vardı. Galiba kendi şehrinde bulunan evinden kalkıp dağdaki otellerden hizmet alan tek aile bizdik.

Burada küçük bir hatırlatma yaparak yazıyı tamamlayalım. Erzurum bir kış şehri. Burada sanayi ve endüstri yatırımları yapılmıyor. Ama Erzurum, bir kış sporları merkezi pekâlâ olabilir. Buradaki bütün yatırımlar ve işletmeler, kış ve kış sporlarına göre yapılırsa, şehrimizin ve bölgenin kalkınması da hızlanabilir.

Üç günlük kısa tatilimizin kısıtlamalara denk gelmesinden dolayı hiçbir eğlence ve kayak yapmak söz konusu olmamasına rağmen, en azından tertemiz havayı solumanın keyfini yaşadık. Korona salgınının bitmesiyle başlayacak yeni kayak döneminde mutlaka tekrar gitmeye niyetlenerek üçüncü günümüzün sonunda otelden ayrılıp, şehir merkezindeki evimize döndük. Herkesin, Palandöken’de bulunan ve isimlerini belirttiğim tesislerde özellikle de VE Hotels’de bir kaç gün kafasını dinlendirmesini tavsiye ediyorum. Sadece dinlenip yorgunluk atmak için bile zaman zaman buraya gelmek gerek. Palandöken Kayak Tesislerinden,  VE HOTELS’den tüm Türkiye’ye ve tüm dünyaya selam ve sevgiler.

 
Etiketler: PALANDÖKEN,
Yorumlar
Haber Yazılımı