Yazı Detayı
09 Ekim 2017 - Pazartesi 16:37 Bu yazı 1725 kez okundu
 
Şarapnelin kopardığı kol ve toprağa damlayan kan
Abdurrahman ZEYNAL
a.zeynal@hotmail.com
 
 

Münadiler davul çalıp, avazlarının çıktığı kadar bağırıyorlar. Duyduk duymadık demeyin, Padişahımız Efendimizin fermanı var....!

Kutsal Cihat ilan edilmiştir..! Askerlik çağında olanlar, askerliğini yapmış olanlar silahaltına alınacaktır. Duyduk duymadık demeyin ..! En yakın asker toplama merkezine uğrayın....!

Yaşı kemâle ermiş, 93 harbinin dehşetli anlarına tanıklık etmiş, acı tatlı bir hayat sürmüş olan Hüseyin Ağa elini aklaşmış sakalına götürmüş, bir müddet düşündükten sonra tek oğlunu aynı zamanda evli olan Ahmet'ini Ağustos sıcağında buğday tarlalarından çağırmış, evladım git eve, hanımınla, çocukların Mehmet ve Aliyle kucaklaş, helalleş, azığını hazırlasınlar. Yarında arkadaşlarınla birlikte yola çık.. Haydi, evladım iş başa düştü derken, gözlerinden yaşlar geliyordu.

Ağustos 1914. Aşkale'de toplanan yüzden fazla asker adayı dualarla, tekbirlerle Erzurum'daki toplanma yerlerine uğurlanırken minarelerden Ezan'lar okunuyordu.

Ahmetler, Mehmetler ve daha nice yiğitler iki günlük yolculuktan sonra tarihi İpek yolunu takip ederek, Karabıyık Hanlarını, Evrenli hanlarını, Alaca Köyü'nü geçerek Ilıca'ya gelmiş, gece burada konakladıktan sonra sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yola çıkmış, akşama doğru Erzurum'daki birliklerine teslim olmuşlardı.

Askerler toplandıkça kışlalarda yatacak yer kalmamış, ahırlar, merekler, kahvehaneler otele dönüştürülmüştü. Askerler bir taraftan talim yaparken, kışında ayak sesleri gelmeye başlamıştı. Hani "yedi dağa, bir bağa" dedikleri gerçekleşmek üzereydi.

Karavana yetersiz, askerin üstündeki elbiseler ise yaklaşan felaketin habercisi durumundaydı. Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı'na girince Erzurum Cephe hattı olmuş, 9-10 ve 11. Kolordular Allahu Ekber, Soğanlı Dağlarında, Horasan, Azap, Köprüköy hattında Ruslar ile göğüs göğüse çarpışamaya girmişti.

Eksi kırk derecedeki soğuklar, tipi, fırtına, kar yanında açlık, susuzluk, bit, pire, tifo, tifüs tüm şartlar Ahmetlerin, Mehmetlerin aleyhine gelişmişti. Ölen, yaralanan ve esir düşenlerin sayısı gün geçtikçe çoğalıyordu.

Kışın dehşetli ayazında Köprüköy tepeleri top sesleri ile inlerken kulak zarları patlamakta, kurşun sesleri havada vızıldamaktaydı. Bir tarafta Allah Allah sesleri yeri göğü inletirken diğer tarafta Hurra sesleri etrafa yayılıyordu. Tam savaşın dehşetli anlarında patlayan bir top mermisinden kopan şarapnel parçası Ahmet'in koluna isabet etmiş, yaralanmış, sol kolu kopmuş, yarı baygın halde düşmana esir düşmüş, tedavi için Kars'a oradan Tiflis'e, derken Orta Asya bozkırlarındaki esir kamplarına gönderilmişti.

Ahmet aylarca süren aç- susuz ve uykusuz günlerden sonra diğer esirlerle acıklı bir sürgün hayatı yaşamaya başlamıştı. Aklında, hayalinde evde bıraktığı eşi Ayşe, oğulları Mehmet ve Ali rüyalarını süsler olmuştu. Hep onları düşünüyor, kurtulacağı günün hayalini kuruyordu.

Türkistan'daki Türk kardeşleri esir kamplarındaki Türk birer, ikişer kaçırıp Çin üzerinden Japonya’ya veya Tanrı, Altay ve Himalaya dağlarını geçirterek Hindistan'a derken Avrupa'ya veya Basra körfezi yoluyla Anadolu'ya göndermeye çalışıyor, gitmeleri için ellerinden gelen tüm yardımları yapıyorlardı.

Ahmet ve bir gurup arkadaşı bir yolunu bulup esir kampından kaçmışlar, Taklamakan, Karakurum çöllerinin dehşetli gündüz sıcağından, gece ayazından geçerek, tanımadıkları coğrafyalarda güneye gitmiş, Himalaya Dağları'nı aşarak Yeni Delhi'ye ulaşmışlardı.

Yolar uzun, yıllar geçmek bilmiyordu. Memleket hasreti burnunda tütüyordu. Kasabasından ayrılalı dokuz yıl olmuştu. Ahmet'in arkadaşlarından bir kısmı yollarda hayata gözlerini yummuş, geri kalanlar Bağdat üzerinden İngilizlerin kontrolünden geçerek Anadolu'ya ulaşmıştı.

Nihayet Ahmet o acılı yılları geride bırakmış, aç, susuz, yarı çıplak, perişan bir halde sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kasabasına girmiş, doğup büyüdüğü, eşini, çocuklarını, ana ve babasını bıraktığı ocağına doğru yürümeye başladı. Fakat yürüdükçe içinde bir ürperti başladı. Yanmış evler, yıkılmış kerpiç duvarlar, içinde korkunç fırtınalar oluşturuyordu. Ya kendi evleri yıkılmışsa, ya ana ve babası ölmüşse, ya eşi ve çocukları yoksa...!

Yüreğinden kopan fırtınalar ayaklarının dolaşmasına sebep olurken yüzünde göremediği tarif edilemez acının izlerini oluşturuyordu. Bir ayna olsa da bir cemalini göreydi... Belki kendisi de korkardı. Nihayet acıya, daha fazla dayanamadı ve bir köşe başında yere yığılarak bedeni kas katı kesildi. Durumu gören mahalleli, saçı sakalı bir birine karışmış, bu tanıyamadıkları yabancının yardımına koştular. Bir yudum su içirip kendine gelmesini beklediler.

Neden sonra kendine gelen Ahmet etrafa solgun gözlerle bakarken acaba beni tanıyan biri çıkar mı diye epey bekledi. Artık geçen dakikalar içinde ümidi kesilmişti. Dile kolay dokuz yıl geçmişti. Askere giderken delikanlıydı. İki eli de sapa sağlamdı. Şimdi ise saçları ağarmış, beli bükülmüş, tek kolu kalmış, yüzü kırış kırış olmuş, tüm acıların izini taşıyordu. Böyle birini kim tanıyabilirdi.

Neden sonra kendine yardım edenlere sordu: Hüseyin Ağa diye birisini tanıyor musunuz? Onun Ahmet adında oğlu ve Ayşe adında bir gelini ve torunları vardı...!

Mahalleli uzun uzun düşündükten sonra öyle birilerini tanıklarını söylediler bu yabancıya. Ahmet'in gözleri birden ışıldamış, dizlerine fer gelmişti. Birden peki onlara ne oldu? Diye söylenirken etraftan belli belirsiz sözlerle Hüseyin ağanın oğlunun hasretine dayanamayarak öldüğünü, Rusların kasabayı işgal etmeleriyle birlikte kasabalının memleketlerini terk edip muhacir olarak gittiğini anlattılar. Ahmet peki geriye dönen olmadı mı? Diye sorunca aldığı cevap iyice tükenmesine sebep oldu. Giden gitmiş, gelende olmamıştı. Geçen saatler içinde büyük ümitlerle geldiği kasabasında kendini tanıyan biri bile çıkmamıştı..! Son bir gayretle evlerin bulunduğu sokağa yöneldi. Gözlerine inanamadı...! Geride kalan yıllar içinde baba evlerinden, çocukluğunda koşup oynadığı sokaklarından geriye eser bile kalmamıştı..

Boş sokaklarda ağlayan gözlerle dolaşırken mahalleli bu bir kolu olmayan saçı sakalı birbirine karışmış, tanımadıkları bu yabancıyı merak etmeye başladılar. Fakat kendileri Kafkaslardan gelen muhacir oldukları için fazla bir şeyde sormadılar, soramadılar.

Ahmet yorgun adımlarla kasabanın tek kahvehanesine doğru giderken gözünden dokuz yıl önce bıraktığı yaşlı babası, eşi ve çocukları, akrabaları ve şirin kasabası gözlerinin önünden sinema filmi gibi akıp gitmişti.

Soğanlı Dağları'nın soğuğuna mı, Rus askerlerinin esir muamelesi yaptıkları günlere mi, Orta Asya bozkırlarının değişen hava şartlarına mı, Himalaya dağlarının yol vermez engellerine mi? Basra körfezinden yukarıya doğru kötü muameleye uğradıkları, İngiliz’in ettiklerine mi acısın ? Yoksa Erzurum'dan gelerek kasabası olan yerde evlerinin yıkılmış olmasına mı? Babası ve ailesinden bir iz bile bulamamasına mı ağlasın?

Fırtınalar , fırtınalar, fırtınalar ...

Artık her şeyini kaybettiği, kendisini yabancı htiği öz kasabada duramazdı. Gitmeliydi... Akşam karanlık çökmek üzereydi. Son bir gayretle ayağa kalktı... Çocukluğunun, ailesinin yaşadığı kasabasına son bir gayretle baktı...

Gözleri yaşlıydı. Yüreği acı içinde kıvranıyordu. Sırtındaki heybesiyle giderken kahvedekiler nereye gidiyorsun? Gitme, kal demelerine aldırmadan yürüdü yürüdü...

Dudaklarından fısıltı şeklinde şu sözcükler döküldü: Efendiler ; nereye gittiğimi ne diye sorarsınız...!

Ben size geldiğim yeri söyledim ya... ! Yetmez mi? Gideceğim yerin bundan sonra ne önemi var....

 
Etiketler: Şarapnelin, kopardığı, kol, ve, toprağa, damlayan, kan,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Kasım 2020
1900-1955 YILLARI ARASINDA ERZURUM'UN DİN ADAMLARI
176 Okunma.
09 Kasım 2020
ERZURUM MÜFTÜLÜĞÜNE AÇIK MEKTUP
156 Okunma.
03 Kasım 2020
ÖLÜM VE YALNIZLIK
140 Okunma.
29 Ekim 2020
TEVFİK FİKRET, MEHMET AKİF ERSOY
161 Okunma.
10 Ekim 2020
ERZURUM'LU NİYE YETİM HOCA DEDİ
275 Okunma.
29 Eylül 2020
ERZURUM VEREM SAVAŞ DERNEĞİ
274 Okunma.
18 Eylül 2020
ORTA ÖĞRETİME GENEL BAKIŞ
221 Okunma.
15 Eylül 2020
KAĞITÇILIĞIN TARİHİ VE SEKA'NIN KAPATILMASI
162 Okunma.
04 Eylül 2020
ERZURUM EĞİTİM TARİHİ MÜZESİ
341 Okunma.
29 Ağustos 2020
30 AĞUSTOS ZAFERİ VE İKİ TAZEGÜLLÜ
306 Okunma.
19 Ağustos 2020
AMERİKALILAR BUNLARI YAPARKEN NEREDEYDİNİZ?
244 Okunma.
11 Ağustos 2020
HİLÂFET HALİFELİK TARİHSEL SÜREÇ
253 Okunma.
02 Ağustos 2020
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA AÇIK MEKTUP
285 Okunma.
28 Temmuz 2020
101 YIL ÖNCE ERBAA VE ERZURUM'LU NAHİYE MÜDÜRÜ
195 Okunma.
19 Temmuz 2020
YAYLADA BİR NEHİR: KARASU
365 Okunma.
14 Temmuz 2020
TARİHÎ TÜRK YURTLARINDA EMPERYAL OYUNLAR SONA ERMELİDİR.
216 Okunma.
20 Haziran 2020
KAHRAMAN DOKTORLAR VE KOVİT -19 ÜZERİNE
367 Okunma.
31 Mayıs 2020
AÇIK HAVADA CUMA NAMAZI
361 Okunma.
26 Mayıs 2020
KORONA BİZİ AKILLANDIRAMADI...!
279 Okunma.
04 Mayıs 2020
KORONA ERZURUM VE ÖLÜM
755 Okunma.
28 Nisan 2020
REFORMİST VE MUHAFAZAKAR AYDINLARIN ÇELİŞKİSİ
368 Okunma.
09 Nisan 2020
CAMİDE DEĞİL TOPLUM HAYATINDA DA SAFLARI SIKLAŞTIRIN
510 Okunma.
29 Mart 2020
GÜCÜM ARTIK SADECE DUAYA YETİYOR
532 Okunma.
24 Mart 2020
GÜN TEDBİR ALAMA,BARIŞ VE KARDEŞLEŞME GÜNÜDÜR
376 Okunma.
22 Mart 2020
Hiç bir insan kendi yanlışını İslâm'a mal etmesin
306 Okunma.
16 Mart 2020
KORONA'DAN ÖNCE, KORONA'DAN SONRA
486 Okunma.
02 Mart 2020
GÖÇ,HİCRET,SÜRGÜN
460 Okunma.
09 Şubat 2020
FİLİSTİNDE SON TANGO ve TRUMP
574 Okunma.
02 Şubat 2020
DEPREM VE KADER
338 Okunma.
21 Ocak 2020
2020 YILINDA ÖZELEŞTİRİ YAPMAK
420 Okunma.
14 Ocak 2020
KALKINMA AMA NASIL?
402 Okunma.
06 Ocak 2020
MEHDİ İLE YEHOVA'NIN SAVAŞINA HAZIR OLUN
612 Okunma.
01 Ocak 2020
NOEL YÂ DA YILBAŞI
436 Okunma.
15 Aralık 2019
SİZ HİÇ HODAK OLDUNUZ MU?
689 Okunma.
03 Aralık 2019
ERZURUMUN SORUNLARI VE SİYASİLERE ÇAĞRI
606 Okunma.
23 Kasım 2019
ÖĞRETMEN HATIRALARI OKUNUR
525 Okunma.
11 Kasım 2019
NE OLDU BİZE, BU GİDİŞ NEREYE?
872 Okunma.
31 Ekim 2019
ERZURUMUN GERİ KALMASININ ZİHİN KODLARI
590 Okunma.
26 Ekim 2019
BARIŞ PINARI HAREKATI KAHRAMAN ORDUMUZ VE SONUÇLARI
508 Okunma.
23 Ekim 2019
ERZURUM'U TANITABİLİYOR MUYUZ?
547 Okunma.
20 Ekim 2019
Sultan Melik Mahallesi ve diğerleri...
559 Okunma.
16 Ekim 2019
DARAĞACI MAHALLESİ
511 Okunma.
06 Ekim 2019
TEPE MEZARLIĞI
449 Okunma.
05 Ekim 2019
İFTİRA
477 Okunma.
09 Eylül 2019
HACI CUMA MAHALLESİNDEN ERZURUMU SEYRETMEK
923 Okunma.
05 Eylül 2019
ERZURUM İLE SİVAS'IN SİYASETTEKİ AĞIRLIĞI
537 Okunma.
29 Ağustos 2019
ILICA: NEREDEN NEREYE
722 Okunma.
28 Ağustos 2019
ASKERİ MEKTEPLERİN KISA GEÇMİŞİ
768 Okunma.
18 Ağustos 2019
BENİMLE YÜRMEK İSTER MİSİNİZ?
607 Okunma.
13 Ağustos 2019
ALLAH'U EKBER DAĞINDA DONARAK ŞEHİT OLANLARI ANMA VE UYKU TULUMU
523 Okunma.
02 Ağustos 2019
SÜLEYMAN NECATİ VE ERZURUM
672 Okunma.
20 Temmuz 2019
100. YILINDA MİLLİ MÜCADELE VE ERZURUM -1
608 Okunma.
17 Temmuz 2019
SON ARZUSU OLAN TATAR BÖREĞİNİ YAPAMAMIŞTI
557 Okunma.
11 Temmuz 2019
SAYIN VALİM VE KÜLTÜR MÜDÜRÜNE TEŞEKKÜRLER
598 Okunma.
06 Temmuz 2019
BAYRAKTAR'DAN KARAYAZI'YA
661 Okunma.
19 Haziran 2019
Bir Şehadet Üzerine İnanları Düşünmeye Çağırmak
675 Okunma.
09 Haziran 2019
TÜRK COĞRAFYASINDA ETNİK TAHRİK YAPILMAMALIDIR
723 Okunma.
03 Haziran 2019
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NA AÇIK MEKTUP
757 Okunma.
19 Mayıs 2019
100 YIL ÖNCE 19 MAYIS
719 Okunma.
10 Mayıs 2019
KAYBETTİK...! MAĞLUP OLDUK...!
697 Okunma.
07 Mayıs 2019
Dil...
581 Okunma.
25 Nisan 2019
ERZURUM KİTAP FUARI
865 Okunma.
21 Nisan 2019
Kuyumcu Hafız Nusret Gedik
1151 Okunma.
14 Nisan 2019
YEŞİL MERCİMEK ÜRETİMİ VE ÇÖZÜM
986 Okunma.
26 Mart 2019
ÖNLÜK, FORMA ve AİDİYET DUYGUSU
876 Okunma.
17 Mart 2019
ŞEHİT BURAK TATAR'IN SON VASİYETİ
916 Okunma.
12 Şubat 2019
PALANDÖKEN BELEDİYESİ ve BEYAZ ŞEHİR PALANDÖKEN DERGİSİ
1558 Okunma.
10 Şubat 2019
KARA TREN VE ERZURUM İSTASYONU
908 Okunma.
05 Şubat 2019
HEYBELİADA PAPAZ MEKTEBİ VE RUM OKULLARI
1485 Okunma.
16 Ocak 2019
KENEVİR EKİMİNDEN BEZİRHANELERE
1217 Okunma.
06 Ocak 2019
RADİKAL İSLAMCILARIN DEĞİŞİMİ
990 Okunma.
25 Aralık 2018
SARIKAMIŞ ANMA TÖRENLERİ Er-Vak'ın ESERİDİR
1099 Okunma.
03 Aralık 2018
TARIMSAL ÜRETİM NASIL ARTIRILIR
1410 Okunma.
17 Kasım 2018
TUZAK VE PROVAKATÖR
1410 Okunma.
14 Kasım 2018
OSMANLI PAY EDİLİRKEN
1035 Okunma.
04 Kasım 2018
AZİZİYE TABYALARI, NENE HATUN VE 9 KASIM RUHU
1324 Okunma.
31 Ekim 2018
Av. Tuncer Aktaş Güzel İnsandı
1139 Okunma.
21 Ekim 2018
TARİHÎ TÜRK-ERMENİ MESELESİNE KISA BİR BAKIŞ…
1186 Okunma.
14 Ekim 2018
Güzel Bir Bürokrat
1639 Okunma.
02 Ekim 2018
BÜYÜK SELÇUKLU VEZİRİ NİZAM'ÜL-MÜLK
1534 Okunma.
26 Eylül 2018
NE OLDU BİZE?
1498 Okunma.
17 Eylül 2018
Erzurum'un Yeni Milli Eğitim Müdürünü Neler Bekliyor?
1200 Okunma.
09 Eylül 2018
Duymak istemiyorum!
1387 Okunma.
02 Eylül 2018
Erzurum'da Eğitim Çıkmazı ve Yeni Müdürden Beklentilerimiz
1333 Okunma.
29 Ağustos 2018
TÜRK ORDUSU VE ZAFER BAYRAMI
1123 Okunma.
13 Ağustos 2018
Türkiye-ABD'nin 71 yıllık müttefikliği üzerine
1916 Okunma.
05 Ağustos 2018
ERZURUMUN ALTIN YILLARI(1948-1985)
1460 Okunma.
03 Ağustos 2018
ERZURUM RADYOSU KAPATILMASIN
1092 Okunma.
30 Temmuz 2018
OSMANLI TOPLUMU VE BÜROKRASİ
1325 Okunma.
23 Temmuz 2018
23 TEMMUZ ERZURUM KONGRESİ
1436 Okunma.
17 Temmuz 2018
Mehmet Sekmen Başkanıma Açık Mektup
1243 Okunma.
06 Temmuz 2018
ERZURUM'DAN NARMAN'A
1549 Okunma.
04 Temmuz 2018
Adalet Yine Adalet
1267 Okunma.
27 Haziran 2018
Taş Kalpli!
1432 Okunma.
07 Haziran 2018
Prof. Dr. EROL KÜRKÇÜOĞLU
2876 Okunma.
03 Mayıs 2018
2026 KIŞ OLİMPİYATLARI ERZURUM'A
2114 Okunma.
28 Nisan 2018
Özlemim...
1443 Okunma.
13 Nisan 2018
Milli Eğitim Bakanlığı Tartışılırken
1635 Okunma.
05 Nisan 2018
Acı, Dram ve Çaresizlik
1273 Okunma.
02 Nisan 2018
Gün Batımında Erzurum Ovası
1425 Okunma.
29 Mart 2018
Milli Eğitim Bakalığı'na Açık Mektup
1626 Okunma.
26 Mart 2018
Erzurum sokaklarında kısa bir tur
1496 Okunma.
21 Mart 2018
BİBİLİK oyununu oynadınız mı?
1776 Okunma.
13 Mart 2018
12 Mart Erzurum'un Kurtuluşu ve Yapılan Yanlışlar
2336 Okunma.
05 Mart 2018
Mehmetçik Vakfı ve Afrinde Mehmetçik
1741 Okunma.
14 Şubat 2018
İnsan ve Şeytan Arkadaş Olursa
1827 Okunma.
02 Şubat 2018
O, Bizim Namusumuzu Korudu
1655 Okunma.
26 Ocak 2018
İbrahim Erkal Kültür Merkezi
1638 Okunma.
23 Ocak 2018
Kan Sınırları Haritasından Afrin'e
1543 Okunma.
11 Ocak 2018
Topdağı Caddesi'nden Mecidiye Tabyası'na
1681 Okunma.
06 Ocak 2018
Sarıkamış Anma Törenleri ERVAK'ın Eseridir
1505 Okunma.
02 Ocak 2018
2017 yılı Erzurum Değerlendirmesi
1518 Okunma.
27 Aralık 2017
Şehit oldular...
1503 Okunma.
16 Aralık 2017
Erzurum'da kapanan fabrikalar
2178 Okunma.
07 Aralık 2017
Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın Kısa Tarihçesi
1823 Okunma.
25 Kasım 2017
Kanmayın, kandırılmayın, kandırmayın...
1715 Okunma.
23 Kasım 2017
Öğretmen Olmak
1646 Okunma.
16 Kasım 2017
Taziye Çadırı Kaldırılsın!
2115 Okunma.
11 Kasım 2017
140 yıl sonra Aziziye Tabyalarına yürümek
1631 Okunma.
08 Kasım 2017
Eğitimde Kısır Döngü…
1683 Okunma.
06 Kasım 2017
İftira olmuştan beterdir
1744 Okunma.
27 Ekim 2017
Cumhurıyete giden yol
1624 Okunma.
26 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-3
1645 Okunma.
21 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-2
1734 Okunma.
14 Ekim 2017
Milli Mücadele Erzurum'dan Başlıyor-1
1832 Okunma.
04 Ekim 2017
Kağızmana Ismarladım Nar Gele...
1735 Okunma.
02 Ekim 2017
Yöneticilerde İtikafa Girse
1565 Okunma.
27 Eylül 2017
Eğitimde her değişim iflasın göstergesidir
1744 Okunma.
23 Eylül 2017
Ciddi, Ciddiyet,Ciddi Olmak..!
1829 Okunma.
19 Eylül 2017
ERZURUM'DA BİR MEKÂN: HAMZAHANE
1880 Okunma.
Haber Yazılımı