Yazı Detayı
01 Ağustos 2018 - Çarşamba 23:43 Bu yazı 1540 kez okundu
 
TRT ERZURUM RADYOSU BİR OKULDUR
Ömer Özden
omerozden25@hotmail.com
 
 

Çocuklukları bin dokuz yüz altmışlı yıllara denk gelen bizim nesil, okula gitmeden okulu tanımış bir nesildir. Hatta bin dokuz yüz yetmişli yılların çocukları da aynıdır. Çünkü o yıllarda evlerimizde tek iletişim aracı vardı, o da radyo idi. Sabah yataktan kalkar kalkmaz radyonun düğmesi çevrilerek açılır ve yatana kadar kapatılmazdı. Tıpkı bugün çoğu evde sabah uyanır uyanmaz televizyon açılıyor veya telefondan internete giriliyor ve bir türlü bunların başından kalkılamıyorsa geçmişte de radyo aynıydı.

Benim annem, okulda eğitim almamasına rağmen, sabahtan yatana kadar iyi bir radyo dinleyicisi olduğu için birçok şeyi bilirdi ve hatta radyodan öğrendiklerini başkalarına da anlatarak onların da bilgilenmelerini sağlardı. Allah sağlık versin, annemin bütün bildikleri, radyodan öğrendiklerine dayalıydı.

İlkokula gittiğim 1968 yılında sabahçı isem öğleden sonra, öğlenci isem sabahleyin TRT Erzurum Radyosu’ndan yayınlanan ‘Okul Saati’ programını dinler ve öğretmenimin derste anlattığı konuları adeta tekrar eder, henüz anlatmamışsa ilk bilgileri radyodan öğrenir, öğretmenimin anlattıklarıyla da pekiştirirdim. Bunu yapan yalnız ben de değildim; sınıfımızdaki hatta okulumuzdaki, belki de Erzurum’un bütün öğrencileri ‘Okul Saati’ programının müdavimleriydi. Bizler ilkokul ve ortaokuldan diploma ile mezun olduk ama TRT Erzurum Radyosu’nun diplomasız mezunlarıydık.

Çocukluğumuzda profesyonel anlamda henüz tiyatroyla tanışmış değildik; okullarımızın mezuniyet gecelerinde müsamereler yapılırdı. Ben de bu müsamerelerde (piyes) rol almıştım; ama tiyatronun ne olduğunu yine TRT Erzurum Radyosu’ndan Perşembe akşamları yayınlanan ‘Radyo Tiyatrosu’ saatinden biliyordum. Radyo Tiyatrosu sayesinde Rüştü Asyalı, Kerim Afşar, Baykal Saran, Ayten Gökçer, Cüneyt Gökçer, Yıldız Kenter, Şükran Güngör, Macide Tanır ve daha nice tiyatrocunun ismini radyodan öğrenmiştim. Sadece adlarını mı? Türkçemizin güzel konuşulmasını da onlardan öğrenmiştim. Ortaokul günlerimden bugüne en az hata ile yazıp konuşmamın arkasında yatan en önemli sebeplerden biri de öyle sanıyorum ki radyo programlarının, özellikle de radyo tiyatrosu ve okul radyosunun sıkı bir takipçisi olmama bağlanabilir. 

Halk hikâyelerini her Cuma günü sabah 07.30 sabah haberleri öncesinde kahvaltı yaparken can kulağıyla dinlerdik. Arkası yarın programı, bugünün TV.lerindeki dizilerin prototipiydi. Yirmi dakikalık bu program, en can alıcı yerinde durdurulur ve ertesi gün adeta iple çekilirdi. Peki neden radyo bu kadar ilgi çekmektedir? Çünkü radyo, dinleyiciyi de tıpkı bir paydaş olarak kabul etmektedir. Ben radyo dinlerken kendimi sanki türkü söyleyen sanatçı, bir konuyu anlatan konuşmacı, arkası yarında rol alan aktör gibi hmekteyim. Çünkü radyo, televizyon gibi seyredilen ve program bitince etkisi giderek azalan bir iletişim aracı değil. Radyo, dinlerken hayal dünyamızı canlandıran ve programın bitiminden sonra da canlı tutmaya devam eden etkin bir araç. Dinlediğimiz her programın içinde kendimizi hmemizi sağlayan etkili bir vasıta.

Şimdi denilebilir ki bunlar, TRT Genel Müdürlüğü’nün ortak programları, Erzurum Radyosu neler yaptı? Erzurum Radyosu, kurulduğu 1960 yılından itibaren şehrimiz ve bölgemizde sesi güzel olup da kendilerini eğitme konusunda yardıma ihtiyacı olan her ferde elini uzatarak Türk Halk Müziği korosu oluşturup bu sesleri eğitmiş ve bu sanatçılarımızdan birçoğu ilerleyen zamanlarda Ankara, İstanbul, İzmir radyolarının korolarının en muteber ve titiz sanatçıları arasına girmişlerdir.

Kendimi bildiğimden bu yana TRT Erzurum Radyosu, Atatürk Üniversitesi ve bölgemizde kamu hizmeti yapan resmi ve resmi olmayan tüm kurumlarla işbirliği yaparak halkımızın eğitiminde öncü olmuştur. Atatürk Üniversitesi’nin tüm fakülte ve birimlerinde çalışan değerli hocalarını davet ederek halkımızın tarım, hayvancılık, tıp, veterinerlik, işletmecilik, muhasebecilik, vergi, dini konular, folklor, edebiyat, felsefe, Türk kültürü, hukuk, şehrin sorunları… konularında aydınlatıcı röportaj ve konuşmalar yayınlayan Erzurum Radyosu, Erzurum ve çevresindeki il, ilçe ve köylerde yaşayan vatandaşlarımızın eğitimine çok önemli katkılar sunmaktadır.

Son yıllarda çok tecrübeli sanatçıların gece gündüz demeden oluşturdukları Türk Halk ve Türk Sanat Müziği çocuk ve gençlik koroları var. Buralardan yetişen çocuklarımız ve gençlerimiz, geleceğin büyük ses ve saz sanatçıları olmaya namzetler.

TRT Erzurum Radyosu’nun çok tecrübeli yapımcılarının yaptıkları projeler, gerek Erzurum gerekse Ankara Radyosu’ndan yayınlanıyor. Bu programlardan çok şeyler öğrendiğimi söyleyebilirim.

Bunların yanında yine bu tecrübeli yapımcıların, bizzat sahaya çıkarak vatandaşlarımızla konuştuklarını, bölgede yapılan sempozyum, toplantı, müsabaka gibi tüm programlardan canlı yayınlar yaptıklarını, hatta spor programlarının (özellikle futbol) naklen anlatımını gerçekleştirdiklerini, telefon bağlantıları kurarak Erzurum’u ve bölge illerimizi ilgilendiren problem ve çözümlerini gün yüzüne çıkardıklarını, dinlediğim radyomdan takip etmekteyim.

Görülüyor ki Erzurum Radyosu bir eğitim kurumudur, bir okuldur. Öğrencilerinin yaş sınırı yoktur. Üç-dört yaşından doksan-yüz yaşına kadar öğrencileri vardır. Üstelik bu öğrencilerin eğitim düzeyleri de farklı farklıdır. TRT Erzurum Radyosu’nun öğrencileri arasında profesörden tutun, inşaat işçisine kadar toplumun her kesiminden insanımız vardır. Çünkü Erzurum Radyosu, her eğitim düzeyine uygun programlar yapmaktadır. Yine radyodan konuşanlar da her kesimden olabilmektedir. Bazen Belediye Başkanları, bazen Valiler, bazen akademisyenler, bazen öğretmenler, bazen konusunun uzmanı bir esnaf, bazen esnaf odalarından bir yetkili… kısacası TRT Erzurum Radyosu, Erzurum ve yöresinin, Erzurumlunun, Karslı, Ağrılı, Erzincanlı, Ardahanlı, Iğdırlı, Bingöllü, Tuncelili, Bayburtlu, Muşlunun; bu illerin ilçelerinde ve köylerinde yaşayanlarının sesidir.

Ancak son günlerde TRT Erzurum Radyosu’nun, Müdürlük olmaktan çıkarılıp şeflik durumuna düşürüleceğine yahut kapatılacağına ilişkin bazı söylentileri basından takip etmekteyim. Buna oldukça üzüldüğümü ifade etmek istiyorum. Çünkü hangisi olursa olsun bundan en çok zarar görecek olan, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan vatandaşlarımız olacaktır. Çünkü TRT Erzurum Radyosu, bölgemizin sürekli ve en yaygın bir eğitim kurumudur. Bu eğitim kurumu kapatıldığı veya küçültüldüğü takdirde, eğitimini radyo yoluyla yapan çok sayıda vatandaşımızın eğitimleri ciddi boyutta engellenmiş olacaktır. Dinlerken içine daldıkları hayal dünyaları yıkılacaktır. Bir arkadaş olarak kabul ettiğimiz Erzurum Radyosu’nun arkadaşlığından çok memnunuz ve bize Ali, Ahmet, Ayşe, Fatma adlarını taşıyan arkadaşlarımızdan daha yakın. Çünkü radyomuz, telefonlarımızla her an yanımızda, bürolarımızdaki, evlerimizdeki radyolar da sürekli TRT Erzurum Radyosu frekansında, otomobilimizde, köyde, yaylada, tarlada, çayırda, iş yerlerimizde her yerde Erzurum Radyosu’nun değişmez bir dinleyici kitlesi var. Öyle ki TRT Erzurum Radyosu, internet ve uydu aracılığıyla dünyanın her yerine bölgemizin sesini duyurabiliyor, her yerden dinlenebiliyor.

Bilebildiğim kadarıyla hazırladığı programlar, projeler, yayınlar, röportaj ve canlı müzik yayınlarıyla TRT 1 ve TRT Türkü’ye de çok önemli katkılar sunan Erzurum Radyomuz kapatılırsa veya program yapamaz duruma gelirse tüm bu dinleyici kitlesi radyoya küser ve bir daha da radyo dinlemez hale gelir. Çünkü bir şeyi alışkanlık haline getirmek de alışkanlıklardan vaz geçmek de kolay değildir. Yaklaşık altmış yıldır birkaç nesil Erzurum Radyosu dinleye dinleye Erzurum Radyosuna alışkanlık kazandık. Şimdi bu alışkanlığı sona erdirmekle kazançlı mı oluruz, yoksa alışkanları önemli bir iletişim aracına küstürür müyüz? Elbette ki TRT’nin Ankara ve belki diğer bazı Müdürlüklerinin radyoları yayın yapmaya devam edecektir. Ancak Erzurum ve çevre illerimizdeki, ilçe ve köylerimizdeki vatandaşlarımız, internet ve uydu yoluyla Ülkemizin ve dünyanın her tarafındaki Erzurum Radyosu tutkunları, Erzurum Radyosu’nun daimi dinleyicileridir ve onun yayınlarına alışkındırlar. Buna ben de dâhilim.

Şimdi karar verme merciinde bulunan değerli yöneticilerimizden beklentimiz ve isteğimiz, TRT Erzurum Radyosu ismiyle tanınan yaygın eğitim kurumunun veya okulunun kapatılması veya küçültülmesi yolunda bir karar varsa, bunu yeniden gözden geçirmeleri ve radyomuzu yerinde bırakmalarıdır. Bu, sadece bir dinleyici talebidir. Elbette ki herhangi bir haddi aşma değildir. Bu doğal talebimizin ilgili makamlar ve yetkililer tarafından dikkate alınacağına olan inancım da tamdır. İnşallah, böyle bir bilgi yanlıştır. Böylece zaten isteğimiz de boşa söylenmiş olacaktır. Ama eğer bu haberler doğruysa, o takdirde de umuyorum ki Erzurum ve yöresinde yaşayan hemşehrilerimin, TRT Erzurum Radyosu’nun kapatılmaması yolundaki temennilerine tercüman olabilmişimdir. Çünkü bu istek, bütün Erzurumlular adına yapılmış samimi bir taleptir.

 

 

 
Etiketler: TRT, ERZURUM, RADYOSU, BİR, OKULDUR,
Yorumlar
Haber Yazılımı