Yazı Detayı
29 Mart 2020 - Pazar 22:29 Bu yazı 1385 kez okundu
 
YAŞAR ATNUR İÇİN
Ali Kurt
alikurt1@gmail.com
 
 

Bugün öğlen vakti İsmail Bingöl’den gelen mesajla Yaşar Atnur’un merhum olduğunu, cenazesinin saat 14.00’de Asri Mezarlık gasilhanesinden kaldırılıp, Abdurrahmangazi Mezarlığında defnedileceğini öğrendik. Sonra bir telefon, Muammer Cindilli, mezarlık yolunda olduğunu haber veriyor.

Saat tam 14.00’da Asri Mezarlıktaydık. Eski mezarlıkta 1 cenaze vardı. Yeni (Abdurrahman Gazi) mezarlıktaki 2 cenazeden yanlış tarafa doğru gitmişim. Bir kişinin uyarısıyla doğru yeri buldum. Burada da Güneş karşıdan geldiğinden ve günün kuralları gereği herkesten uzak durmak gerektiğinden bazıları selam verse de kimler olduğunu anlıyamadım. Yaşar Atnur için gelmiş yaklaşık 100- 150 kişi vardı. Diğer cenazelerden farklıydı. Diğer iki cenazeye katılanlar her zamanki gibi, iç içe, yakın durup konuşurlarken, burada ise birbirinden uzak, en az 2- 3 metre mesafede duruyorlardı ve bazılarının ağzında basit bez maskeler vardı. Bu durumu, Yaşar’ın geçen yıllar boyunca eğitimli ve kurallara uyan, seçkin bir dost kitlesi toplamış olmasına bağladım. Güncel yasaklar doğrultusunda, kimseyle konuşup görüşmeden erkenden ayrıldım.

Eve geldiğimde facebook’ta çok sayıda bilgi, başsağlığı mesajları vardı. Bunlardan birinde, şair ve bankacı dostumuz Orhan Ceylan, geçtiğimiz yıl tanıtım törenine katıldığımız “İnceden Kara” kitabından iki şiir koymuş. Onur konuğu pozisyonunda çağırdığı Yaşar Atnur’u en son orada görüp konuşmuştuk. O şiirleri aktarıyoruz:

“YORGUN SAVAŞÇILAR

Bizler yakasız grilerdik aslında/ Atnur Yaşar’ın devrik liderleriydik/ Sağ yanımızla yemin eder/ Sol yanımızla üşürdük/ Karanlık bir gömleğin içinde tenha/ Deseni unutulmuş, horlanmış ve düşürülmüş/ Bir mendilin gözyaşlarıydık //

Yorgun konardık Hemşin’in duvarlarına/ Çakmur birer savaşçıydık Hasan’ın düşlerinde lakin/ Yüreği çarpınca zehir gecenin soğuk nefesine/ En çok da O’nun elleri üşürdü ceplerinde/ Bizler asasızlardık aslında/ Buğra Yılmaz’ın atlarıydık/ Erken kanatlanan.

“SARI SAYHA

‘Göçtü kervan kaldık dağlar başında’

(Yaşar Atnur ağabeyin dostluğu ve Nail Orhun ağabeyin anısına, bir fotoğraftan mülhem)

Eyyama gül serpildi/ Kaydı elimden fotoğraf/ Kara kalem / Hoş gör bizi //

Hem Nail çıkmalı bu resimden/Hem almalı demini Yaşar/ Çağa aykırılık var, isyan / kokuyor sırtımızda duvar/ Mevsim ki müphem, küflenmiş bir meradır matem/ Zahirine su vermek aymaz gazeli //

Çal kara kalem makamına semahın/ Huy-i gül ile yakışır eline neyzen/ Bir de sen çiz bu resmi/ Hayata muhtaç hayaller tuvaline/ Hem Nail’i çıkar/ Çıkar hem Yaşar’ı/ Suretimiz bugün kan-hayran/ Orta yerde bir buhurdan/ Istırap meşk etsin/ Hem sine-i sad paremize/ Hem onmaz hicran yaremize //

Bir de sen buy-i gül/ Kaleminle çiz bu resmi şair/ Çıkar oradan hem Nail’i/ Hem gölgesiyle oyna Yaşar’ın/ İklim de senin mevsim de senin esrarın/ Bir de sen çiz bu resmi şair/ Ki tenin de harfe dair/ Hem şin üzre sat gözler çiz/ Dal olsun iştiyakimiz leylamıza/ Cem olsun infirakimiz veylamıza//

Hem Nail göçtü/ kervanbaşı/ Yaşar kaldık dağlar başında/ Bir fotoğrafa sığamadık/ Sığdır bizi bir tuvale ressam/ Ökçelerini derin çiz Yaşar’ın/ Yaşayamadıklarımızdan artık duran/ Bu çizgi ötesi hayali Koyu çiz/ Kara kalem/ Sarı sayha/ Pür hun çiz//

Sen ki çözemedin dilini tutkunun/ Yalpalayan/ Uzayıp duran şu insanlara/ Tozlu bir rafta beklesin ömrün Yaşar/ Yazılmamış bir kitap gibi/ Dillenmemiş bir hitap gibi //

Göçüyor kervan yorulan bizim atlarımız/ Haydi, bir de sen çiz bu resmi Yaşar”

Orhan, facebook mesajında bu şiire kaynak olan fotoğrafı da koymuş. Hemşin pastanesinde çekilen resimde sağdan sola Nail Orhun, Orhan Ceylan, Yaşar Atnur, Ali Kurt ve İsmail Hakkı Gerçek yer alıyor. Herhalde 15 yıl öncesinden kalma.

Yaşar Atnur’u önce Doğu Sinemasının yanındaki kitapçıdan biliyoruz, sonra Cumhuriyet Caddesinin batı ve güney tarafındaki Ülke kitabevinden hatırlıyoruz. Vakıf Apartmanının altındaydı, şimdi yerinde Palaryum İş Merkezi var. Daha ziyade Dergah yayınevinin kitapları satılırdı. Son olarak da buranın karşısındaki binanın 2. katındaki kendine ait mütevazı Doğuş Kitabevi. Burada daha ziyade Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumunun kitapları bulunurdu.

Bir kişiyle ortak hazırladıkları Erzurum Fıkraları kitabı 2001 yılında yayınlanmıştı.

Böbrek hastalığı vardı, büyük bir ameliyat geçirmişti. Son yedi yıldır bünyesi sağlam olduğundan iyi dayandı ise de … Bazen bir bardak suyu taşıran, son damladır. Bazen bir grip alır götürür insanı. Vadesi dolmuştur ve kader…

Efendi, nazik, dürüst bir kitapçı ve iyi bir insan olarak tanıyorum. Söylemezdi fakat onun iyiliğini görenlerin sonradan anlatmasından biliyorum, parası olmayanlara bedava kitap verdiğini, yemek ısmarladığını ve harçlık verdiğini. Çok öğrencinin mezun olduğunda ondan helallik almaya geldiğine, uzaklardan arayıp tekrar tekrar teşekkür ettiğine şahidim. Şu anda öğretmen, profesör, doçent … olanlar içinde onun iyiliklerini görmüş ve bunu belli eden insanları tanıyorum.

Allah rahmet eylesin.

 
Etiketler: YAŞAR, ATNUR, İÇİN,
Yorumlar
Haber Yazılımı