Yazı Detayı
14 Kasım 2020 - Cumartesi 16:26 Bu yazı 1374 kez okundu
 
Bir kitapla karşılaşmak
D.Mehmet DOĞAN
dmdogan@gmail.com
 
 
Geçenlerde Türkiye Yazarlar Birliği’ne uğrak verdim. Salgın yüzünden eskisi gibi her öğleden sonra orada değiliz.

Nâdiren uğruyor, fazla da kalmıyoruz. Maaşallah, köklü dergiler aksamadan çıkıyor, hatta yeni yeni dergilerle karşılaşıyoruz. Kitap yayınında da bir eksilme yok. Bunlar güzel haberler.

Kitaplar masanın üzerine serilmişti. Bir tanesi ilk nazarda dikkatimi çekti. Bunu “bir kitapla karşılaşmak” şeklinde ifade edebilirim.

birinsan.jpgKitabın adı: Bir İnsanla Karşılaşmak.

Kapakta merhum hocamız Nureddin Topçu’nun resmi var.

İlk intiba Topçu’yla karşılaşmamız. Resim bizi 1970’li yıllara götürüyor…

Ve kitabın yazarı: Ali Birinci. Bu da ikinci karşılaşma. “Onunla 1970’lerden beri muarefemiz ve dostluğumuz var” dersek, “yarım asır” hesabını herkes yapabilir.

Ali Birinci “Nureddin Topçu’nun sohbetlerinden kalanlar”ı yazmış.

İsim harika, konu güzel, yazar âlî. Böyle bir kitabı okumak da aliyyülâlâ olur elbette!

Bizim merhum Topçu ile tanışmamızın evveliyatında Ali Birinci ile tanışmamız var. Hareket dergisine şiirler gönderiyoruz, dergide yer alıyor. Bir gün Ali Birinci geldi beni buldu. O Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okuyor, ben de fakülteye bağlı Basın Yayın Yüksek Okulu’nda. Şimdi “kampüs” diyorlar ya, bizim okulun binası da Siyasal’ın kampüsü içinde.

Ali’ye dergiciler İstanbul’dan söylemişler, böylece tanıştık. Daha sonra bir bayram vesilesiyle İstanbul’un yolunu tuttum. Hareket dergisinin idarehanesinin bulunduğu Divan Yolu Ersoy Han’ın önünde ismini bilip şahsen tanımadığım arkadaşlarla buluştuk. Kimler vardı veya yoktu? Hepsini sayamam belki. Ezel Erverdi, Mehmet Doğan (Kayserili, yazı işleri müdürü), Mehmet Sılay ilk aklıma gelenler. O zaman şimdiki gibi zırt pırt resim çekilmezdi, fotoğraf çektirmek merasime tabiydi. Maalesef o güne ait bir resim de yok. Ali de oradaydı. Cumayı Sultanahmed Camii’nde kıldıktan sonra Nureddin Hoca’nın evinin yolunu tuttuk…

Ondan sonrasını Ali Birinci’nin kitabından okuyalım:

“Evine ilk gelişimde, ayaklarımıza terlik uzatması canlanıyor gözlerimin önünde. Şaşırmış kalmıştım. Öyle ya ona kadar tanıdığım birçok büyük(!) insan, ya tahta kurulurcasına karşımda arz-ı endam etmiş veya yarı yatar vaziyette kanepede oturmuştu. Bu hareketleri büyüklüğün icaplarından sanmağa başlamıştım. Şaşkınlığım bundandı. Hocamın biz, küçük misafirlerine, daha doğrusu talebelerine böyle istekli bir şekilde hizmet etmesi, ilk anda, bende hayal kırıklığına benzer hisler yaratmıştır. O’nun bu tevazuu kendini tanıyanların en iyi bildiği hususlardandır. Sadece bu hareketi bile muhatabının ruh yapısına başlı başına darbe sayılabilirdi.”

Gerçek dergâh adabından süzülmüş bu muaşeret faslından sonra, Ali Birinci, Hoca’nın konuşmalarına sözü getiriyor:

“Kelimelerin ne kadar mühim birer vasıta olduğunu merhum Nureddin Topçu hocanın sohbetlerinde bulunanların örnekleriyle görmesi büyük bir talih sayılmalıdır. Merhum, hiç şüphesiz hemen herkesin her gün duyduğu ve söylediği kelimelerle veya sadece birkaç kelime ile öyle öyle cümleler inşa ediyordu ki dinleyen bütün zihinler bir anda elektrik çarpmasına uğruyor, zihinleri ve iç dünyaları alt üst oluyor, ruh tarifsiz hazlar duyuyor, ‘gönüllerde ihtilaller’ misali fırtınalar kopuyordu.”

“Nureddin Topçu hocanın sohbetlerinde anında söylediği birçok sözü insanı sarsan, şaşırtan ve düşündüren, ruha çekiç darbesi gibi çarpan cümlelerdi. Bu sözlerin kıymeti bilinseydi, bilhassa cumartesi sohbetlerinin mahşerî bir kalabalık olmasa gerekirdi. Ancak çevresinde pek az genç adamın ve yüksek tahsil talebesi delikanlının bulunmasına, yarım asrın arkasından bile şaşırmamak mümkün değildir. ‘Müslüman adam bırak biraz da başkaları kazansın diyebilen adamdır’ veya ‘dilenciliği meslek haline getiren merhamet merhamet değildir’, gibi sözleri hâlâ bütün tazeliğiyle kulaklarımızı çınlatmaktadır. Veya ‘müslümanlığınızı kelam ile değil, ahlakî davranışlarınızla gösterin. Bunun üzerine sual vaki olursa Müslüman olduğunuzu söyleyin’ sözü nasıl unutulabilir?’

“İslâmın sözü edilen değil, yaşanan veya yaşanması gereken bir din ve insan davranışlarında tecessüm etmesinin esasa olduğu daha güzel nasıl anlatılabilir.”

Ali Birinci, şahsî hatıralarından çıkardığı Nureddin Topçu portresini şu cümle ile bağlıyor: “Gel beru, gel beru kim savm ü salatın kazası var-sensiz geçen zaman ü hayatın kazası yok’ sözü en çok bu sohbetler için değer taşıyor.”

Nureddin Topçu, günümüzde yaşadığı dönemden daha fazla tanınıyor ve ilgi görüyor. Son yıllarda Topçu ile ilgili kitap, makale cinsinden bir hayli yayın yapıldı. Üniversitelerde yapılan tezlerin sayısında ciddi artış var. Sosyal medyada sözleri en çok paylaşılan mütefekkirler arasında. Bütün bunlar Topçu etrafından bir ilgi ve merak uyandırıyor. Nasıl yaşardı, yazardı, okurdu, konuşurdu, kimleri severdi… İşte Ali Birinci’nin kitabında bu hususlarla ilgili müşahedeye dayanan ayrıntılı bilgiler var. Nureddin Hoca’yı tanımak için güzel bir kılavuz Bir İnsanla Karşılaşmak.

Kitapta Ali Birinci’nin hatıraları, intibaları mahiyetindeki yazılar yanında, Topçu’nun doçentlik tezi vesikaları ve Hareket dergisi ile ilgili bir yazı da yer alıyor.

Nureddin Topçu devlet imtihanını kazanarak Avrupa’ya felsefe tahsiline gönderildi. Tahsilini tamamladı, doktorasını üstün başarıyla verdi, tezi 1934’te Fransa’da basıldı, hocasının burada kalması teklifini kabul etmeyerek memleketine döndü. Darülfünun kapatılmış, birçok öğretim üyesi tasfiye edilmiş, üniversite kurulmuştu. Felsefe dahil, birçok kürsüde yetişmiş akademisyene ihtiyaç vardı. Fakat genç Nureddin üniversiteye alınmadı. 1940’ların sonunda, muhtemelen çevrenin sıkıştırmasıyla Nureddin Topçu bir doçentlik tezi hazırladı, tezi kabul gördü, doçent oldu, deneme dersleri verdi, fakat üniversitede vazife verilmedi…Ali Birinci’nin yazısından onun İstanbul Üniversitesi’nde muhtemelen ilk tezli doçent, kesin olarak da ilk tezli felsefe doçenti olduğunu öğreniyoruz…Buna rağmen TC üniversitelerinde onun yeri yoktu. Kim kaybetti? Üniversite!

Ali Birinci gerçek bir kitap meraklısıdır. Bazıları gibi kitaba meraklı olup da içini merak etmeyenlerden değil. Güzel kitapları bilir, seçer biriktirir. İcab ettiğinde faydalanır ve güzel eserler çıkarır. Teracim yani biyografi sahasında devrimizde onun önüne geçebilecek biri var mıdır? Ben bilmiyorum! Ali Birinci kimin biyografisini yazmaya girişmişse, o isim yüzyıllar ötesinden bile olsa kültür hayatımızda yeni bir hayata başlar.

Ali Birinci’nin dostu olmak, kitapseverler için bir imtiyazdır. Bu birçok güzel kitaba sahip olmak demektir. Kütüphanemizde onun ilgisi ve tavsiyesi ile edindiğimiz kitaplar, en kıymetli kitaplardır. Onun da bizden kitap aldığı olmuştur. Fakat bir müddet sonra o kitabın daha sağlam bir nüshasını bulmuş ve aldığını da iade etmiştir!

Ali Birinci Hoca ile epeydir karşılaşamıyoruz. En çok onun beni görür görmez hemşehrim Kalecikli Mir’at’i Baba’nın Nutk-ı Şerifi’ni ezberden ve yüksek sesle okumasını özledim:

Âmennâ söyledik ikrâr eyledik

Erenler bezminde "lâ şek"cesine

Bâğ-ı ma'rifetde yetiştik bittik

Bûy aldık bir gülden çiçekcesine

 

Gel gönül ârif ol haddini bil sen

Semî'dir Basîr'dir etme şek gümân

"El hakku ezhârun mine'ş şems" iken

Sofu inâd eder eşşekcesine

 

Söylesem kelâmım gelmez takrîre

Nutk-i derûnumuz sığmaz tefsîre

Îmân ettik ikrâr verdik bir pîre

Er evlâdı eriz gerçekcesine

 

Mir'âtî sözlerin gizli muamma

"Ulu'l-ebsâr" olanlara hüveyda

Elsiziz belsiziz dilsiziz amma

Gezeriz âlemde erkekcesine

Eğer yakın bir zamanda karşılaşırsak, bu sefer ondan önce davranarak bu güzel kitaptan ötürü teşekkür bâbında ezberden Mir’ati Baba’nın şiirini okuyacağım!

 
Etiketler: Bir, kitapla, karşılaşmak,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Eylül 2021
Fuat Köprülü’nün, yahut da ilmin 1930’lardeki trajedisi neden yazılmaz?
186 Okunma.
04 Ağustos 2021
Yazı, Yazarlık, Modern Zamanlarda Yazar
264 Okunma.
03 Ağustos 2021
Tesettür, örtünme, başörtüsü…
158 Okunma.
03 Kasım 2020
Türkçe şiirle kurtulacak!
592 Okunma.
26 Ekim 2020
Büyük putun cilâsı dökülüyor!
490 Okunma.
20 Ekim 2020
Azerbaycan neden yalnız?
566 Okunma.
01 Ekim 2020
“Türkler müslüman değildir” diyen kâfirlerin buyruğuna girmiştir!
429 Okunma.
29 Eylül 2020
Yunanistan, Ermenistan ve İsrail üçgeni
470 Okunma.
31 Ağustos 2020
“Bülbül”ün öztürkçesi ne?
532 Okunma.
11 Ağustos 2020
İstanbul yüzleşmesi!
611 Okunma.
02 Ağustos 2020
Yunanistan’daki papaz, Ayasofya ile papaz olanlara tarih öğretiyor!
682 Okunma.
20 Temmuz 2020
Ayasofya ve Halife Ömer
593 Okunma.
13 Temmuz 2020
Ayasofya ve müslüman vakarı
616 Okunma.
23 Haziran 2020
Dil toprağını kaybediyoruz!
723 Okunma.
20 Haziran 2020
Osmanlı Devleti’ni kim kurdu?
550 Okunma.
13 Haziran 2020
Ayasofya: Bir hükümranlık sınaması!
553 Okunma.
04 Haziran 2020
Yeni tanrımız: Hijyen!
665 Okunma.
16 Mayıs 2020
Türkçeyi gürültüye getirme bayramları!
760 Okunma.
21 Nisan 2020
Köyleri Ayarlama Enstitüsü!
918 Okunma.
06 Nisan 2020
Diyanet’ten tarafsızlık talep edenlere bakın!
712 Okunma.
30 Mart 2020
İzolasyona hayır!
832 Okunma.
26 Mart 2020
Türkçe Yûnus diye göründü!
1053 Okunma.
25 Mart 2020
“Önlem”i alalım mı, satalım mı?
773 Okunma.
21 Mart 2020
Generalin Ölümü
651 Okunma.
05 Mart 2020
Bu yeni komşu “yabancımız” değil!
721 Okunma.
04 Mart 2020
Boş tepe...
1137 Okunma.
02 Mart 2020
İşimiz gücümüz yok mu?
715 Okunma.
20 Şubat 2020
‘Gezi’yi hatırlamak
725 Okunma.
07 Şubat 2020
Âtıf Hoca’yı unutmamak…
805 Okunma.
21 Ocak 2020
Ecevitlerin sonuncusu…
683 Okunma.
13 Ocak 2020
Kültürde asıl mesele, medeniyet ufkunu kaybetmemek
772 Okunma.
08 Ocak 2020
Erzurum bahsi açılınca…
731 Okunma.
07 Ocak 2020
İlân edilmemiş savaşın ilânına doğru mu?
788 Okunma.
06 Ocak 2020
İran ne yapar?
775 Okunma.
04 Ocak 2020
Aziziye sırf Erzurum hanımlarının bir kalkışması mıydı?
776 Okunma.
28 Aralık 2019
Erzurum’da iki sıcak gün
814 Okunma.
24 Aralık 2019
‘Beşlik simit’ten bugüne
741 Okunma.
11 Aralık 2019
Kendini ödüllendirmenin Nobel’i!
910 Okunma.
09 Aralık 2019
Ey efendi Paris’e git!
772 Okunma.
06 Aralık 2019
Antep’te acıkmak...
681 Okunma.
02 Aralık 2019
Türkçenin durumu üzerine aykırı sözler!
735 Okunma.
27 Kasım 2019
Kapanan tekkeler-Kapanmayan tekkeler
1072 Okunma.
07 Kasım 2019
Bakanlık olmasa, milli eğitim yoluna girer mi?
780 Okunma.
19 Ekim 2019
Barış çığırtkanlığı!
747 Okunma.
24 Eylül 2019
ABD ile savaşta yeni safhaya doğru?
1043 Okunma.
11 Eylül 2019
Güvenli bölge yahut Türkiye’nin ABD-İsrail sınırı
977 Okunma.
09 Eylül 2019
Kârisine Kitap Sualleri
840 Okunma.
04 Eylül 2019
Atatürkçülük ideoloji mi, kült mü?
814 Okunma.
02 Eylül 2019
Hutbede kimden bahsedelim?
844 Okunma.
27 Ağustos 2019
Kayyımın kayyumu!
741 Okunma.
22 Ağustos 2019
Tuna, Tuna yeşil Tuna! Attın beni tundan tuna!
914 Okunma.
02 Ağustos 2019
Yolunuz çimerlikten geçti mi?
989 Okunma.
23 Temmuz 2019
“Kıbrıs meselesi” mi dediniz?
839 Okunma.
03 Temmuz 2019
Muhasebeyi zamanında yapmak
778 Okunma.
26 Haziran 2019
Ben dememiştim!
1197 Okunma.
22 Mayıs 2019
Anadolu’dan önce Kudüs…
910 Okunma.
20 Mayıs 2019
Mescid-i Aksa’yı gördüm…
784 Okunma.
13 Mayıs 2019
Seçimden daha mühim şeyler
865 Okunma.
11 Mayıs 2019
Ramazanın eskisi yenisi
938 Okunma.
07 Mayıs 2019
Zor bir yazı
953 Okunma.
06 Mayıs 2019
Edebiyatın sayısalı!
728 Okunma.
27 Nisan 2019
“Batı medeniyeti” tasavvurumuzun çöküşü
913 Okunma.
22 Nisan 2019
Sonuç ve tepkiler
816 Okunma.
15 Nisan 2019
İstanbul nasıl kurtulur?
1096 Okunma.
11 Nisan 2019
İsimler müşterek değil mi yoksa?
912 Okunma.
07 Nisan 2019
Oltu İslâm Şûrası: Aradan geçti yüz sene…
1404 Okunma.
04 Nisan 2019
Ankara’nın 2019 Seçim hatırası!
1052 Okunma.
29 Mart 2019
Baharın kıyısında Erzurum
1035 Okunma.
29 Mart 2019
Seçmen neyi seçer?
1137 Okunma.
27 Mart 2019
Muhsin Yazıcıoğlu’nu siyaseten hatırlamak...
1126 Okunma.
25 Mart 2019
“İnkılâp tarihi”nin hüzünlü başlangıcı…
873 Okunma.
20 Mart 2019
Neyin tiryakisi olduk?
1159 Okunma.
12 Mart 2019
İstiklâl Marşı’nı değiştirmek!
1107 Okunma.
05 Mart 2019
‘Kombin’in ‘konsolidasyon’u!
1023 Okunma.
28 Şubat 2019
Başkanları kibir mahvedecek!
1044 Okunma.
12 Şubat 2019
Alanya bu mevsimde iyi gelir!
1364 Okunma.
05 Şubat 2019
ŞEHRİ YÖNETMEK!
1292 Okunma.
04 Şubat 2019
Türkçe “manifesto”su!
1080 Okunma.
29 Ocak 2019
Ankara’nın zor seçimi
1187 Okunma.
23 Ocak 2019
Atatürkçülük bitti, fakat ticareti zirvede!
1241 Okunma.
22 Ocak 2019
Uygarlar ve Uygurlar!
1248 Okunma.
15 Ocak 2019
Yüzüncü yılda ideolojik ‘gerçek’lere teslim olmamak
1316 Okunma.
10 Ocak 2019
Doğu Türkistan güllük gülistanlık!
1261 Okunma.
07 Ocak 2019
RTÜK beni icraya verecek!
1313 Okunma.
31 Aralık 2018
Suud’un dünya kültürel mirası!
1218 Okunma.
27 Aralık 2018
Kahraman ırkıma yok izmihlâl!
1270 Okunma.
25 Aralık 2018
Âkif, Abdülhamid ve İttihatçılar
1345 Okunma.
21 Aralık 2018
100 Temel’e sevinsek mi, üzülsek mi?
1263 Okunma.
16 Aralık 2018
Destur, Dedem Korkud!
1410 Okunma.
06 Aralık 2018
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
1266 Okunma.
04 Aralık 2018
Kadının adı çok!
1307 Okunma.
27 Kasım 2018
Şehirlerin kimyası ne zaman bozuldu?
1390 Okunma.
26 Kasım 2018
Heykel kırmak yahut öpmek!
1260 Okunma.
23 Kasım 2018
İstersen bin var hacca...
1229 Okunma.
19 Kasım 2018
Yâremi bildim yârimden imiş!
1199 Okunma.
14 Kasım 2018
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
1404 Okunma.
04 Ekim 2018
Vatandaş Türkçe bilmek zorunda değil!
2313 Okunma.
02 Ekim 2018
İttihad-ı İslâmdan islâmcılığa
1333 Okunma.
25 Eylül 2018
‘Teknofest’ten sonra ‘linguafest’!
1399 Okunma.
25 Eylül 2018
Yorgunum dostlar!
1341 Okunma.
13 Eylül 2018
Gençken yazmak, yazarak genç kalmak
1677 Okunma.
10 Eylül 2018
Makam aracı mı, araç makamı mı?
1517 Okunma.
05 Eylül 2018
Dön baba dönelim!
1422 Okunma.
15 Ağustos 2018
Savaş ABD ile!
2177 Okunma.
11 Ağustos 2018
ABD ile Savaş kapıda mı?
1654 Okunma.
03 Ağustos 2018
41 bin 281 sıfır!
1654 Okunma.
15 Temmuz 2018
Darbeye karşı “Türk refleksi”!
2182 Okunma.
04 Temmuz 2018
CHP Seçmeni: İttihatçılık ruhunda var!
1787 Okunma.
29 Haziran 2018
Askerliğin bedeli...
1648 Okunma.
25 Haziran 2018
Veyl galiplere!
1747 Okunma.
18 Haziran 2018
Suud ülkesinde ABD buyruğu dinî hükümlerin üstünde mi?
1535 Okunma.
12 Haziran 2018
“Erzurum’un, Erzurumlunun kadirşinaslığına, vefasına minnetarım”
1875 Okunma.
07 Haziran 2018
Âdil bir seçim olmayacak...
1687 Okunma.
05 Haziran 2018
Kudüs’ü konuşmak...
1657 Okunma.
31 Mayıs 2018
Seçimlerle ilgili otoritemiz var, dille ilgili yok!
1569 Okunma.
29 Mayıs 2018
Fethin yıldönümü dolayısıyla: Fetih cephesi, işgal cephesi!
1608 Okunma.
26 Mayıs 2018
Bizim aklımız ermez ekonomiye, faize!
1580 Okunma.
24 Mayıs 2018
“Millet Bahçesi” mümkün mü?
2266 Okunma.
15 Mayıs 2018
Kudüs konusunda gerçek düşman kim?
1746 Okunma.
12 Mayıs 2018
Nehir türküler!
1867 Okunma.
21 Nisan 2018
Amerika Türkiye sınırını nasıl koruyacak?
2186 Okunma.
02 Nisan 2018
Dinlediğimiz her türkü mankurtlaşmaya isyanımızdır!
1930 Okunma.
27 Mart 2018
Cengiz Aytmatov'un dünya literatürüne armağan ettiği kavram: Mankurtlaşma
2121 Okunma.
20 Mart 2018
Güzel adamdı Hasan Celâl Güzel!
2032 Okunma.
16 Mart 2018
İstiklâl Marşı’nı bestesinden kurtarmak
2391 Okunma.
05 Mart 2018
Afrin’de verilen “tam bağımsızlık” savaşı!
2465 Okunma.
26 Şubat 2018
GayriMüslim Türkiye’ye getirilmeli mi?
1850 Okunma.
19 Şubat 2018
Kemal Tahir, Nureddin Topçu ve Osman Turan’ı okudu mu?
1894 Okunma.
17 Şubat 2018
ABD boksuna karşı Osmanlı tokadı!
1570 Okunma.
12 Şubat 2018
Bunlar “hamakat benim karakterimdir” demek istiyorlar!
1857 Okunma.
09 Şubat 2018
Mütecaviz Amerika!
1824 Okunma.
05 Şubat 2018
Anıtkabir’e neden gitmem?
1807 Okunma.
03 Şubat 2018
Suriye’de Kuva-yı Milliye!
1703 Okunma.
27 Ocak 2018
Kadınlık ihtirasları anneliğe ve aileye mi, kariyere mi yönelecek?
1765 Okunma.
26 Ocak 2018
Gazilik meselesi
1834 Okunma.
23 Ocak 2018
Kadınları “adam” yerine koymamak!
1727 Okunma.
17 Ocak 2018
MHP Atsızcı mı?
1893 Okunma.
11 Ocak 2018
Milliyetin mayası ne?
1711 Okunma.
01 Ocak 2018
“Türkçenin şölenleri”nin çeyrek asrı...
1906 Okunma.
28 Aralık 2017
Terör baronundan yazar icad etmek!
1670 Okunma.
14 Aralık 2017
Doğu Kudüs/Batı Mekke!
1914 Okunma.
12 Aralık 2017
Köroğlu’nun Bolu’su!
1749 Okunma.
08 Aralık 2017
Gafil müslümanlara son çağrı: Umre gezilerinizi iptal edin!
2500 Okunma.
30 Kasım 2017
"Görüntü bombardımanı altında yaşamaya ve düşünmeye çalışıyoruz."
1925 Okunma.
22 Kasım 2017
NATO: Özür dileriz, ama gerçek düşmanımız sizsiniz!
2024 Okunma.
20 Kasım 2017
Araplar kendi haline bırakılsa, ortadoğuda bu dandik devletlerin hiç biri kalmaz!
1831 Okunma.
16 Kasım 2017
Neo-atatürkçülük veya işte meydan-ı cehalet!
1935 Okunma.
13 Kasım 2017
Sözlükle, kelimelerle hür ufuklara yürüyüş
1917 Okunma.
10 Kasım 2017
Atatürkçülük diriltilebilir mi?
1903 Okunma.
07 Kasım 2017
“Kur’an mucizeleri müzesi”
2046 Okunma.
03 Kasım 2017
Dil Kurumu’nu işe yaratmak!
1881 Okunma.
31 Ekim 2017
“Ankara köydü” masalını Melih Gökçek’ten dinlemek!
1948 Okunma.
30 Ekim 2017
Gecikmiş Bir İstifa
2229 Okunma.
10 Ekim 2017
Sivasla tanışıklığımızın 40. yılında
2080 Okunma.
05 Ekim 2017
Hacıyatmaz ve kaselisler
2009 Okunma.
29 Eylül 2017
Avara kasnak bir kurum: TDK!
2045 Okunma.
21 Eylül 2017
D. Mehmet Doğan: “Kâbe imamı”nın arkasında namaz kılmak caiz mi?
2022 Okunma.
Haber Yazılımı