Eğilmez:"Rusların Erzurum'dan çaldıkları sancakları istiyoruz!"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de benzer yönde açıklamalar yaparak, sancakların Erzurum'a getirilmesi noktasındaki çalışmaların sürdüğünü ifade etmişti.

Kültür Yayın: 20 Temmuz 2026 - Pazartesi - Güncelleme: 20.07.2026 15:37:00
Editör - erzurummedya
Okuma Süresi: 4 dk.
466 okunma
Google News

Rusların 1829, 1878 ve 1916'da Erzurum'u işgali yıllarında kentten götürdükleri çok sayıda "esir sancakların", Rusya'daki farklı müzelerde olduğu biliniyor. Erzurum'da yıllardan beridir bu sancakların Rusya'dan geri getirilmesi için sesler yükseliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, 2023 yılında Erzurum'a yaptığı ziyarette de konu gündeme gelmiş, kentten götürülen tarihi Osmanlı sancaklarının Türkiye'ye iade edilmesi için Rusya nezdinde diplomatik girişimlerde bulunulacağını açıklamıştı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de benzer yönde açıklamalar yaparak, sancakların Erzurum'a getirilmesi noktasındaki çalışmaların sürdüğünü ifade etmişti.

"Erzurum'dan yüzlerce eser çalındı"
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Eğilmez, Erzurum'un sahip olduğu coğrafi ve stratejik konumu ile tarih boyunca birçok devletin dikkatini üzerine çektiğini ifade ederek, "Bu şehir, tarihin her döneminde siyasi, askeri ve ticarî açıdan önemli bir konuma sahip olmuştur. Bu durum, I. Dünya savaşı öncesi ve sırasında da Erzurum ve çevresini, Çarlık Rusya için önemli hedeflerden biri haline getirmiştir. İşte tam da bu nedenle Ruslar, 87 yıl içerisinde Erzurum'u (Temmuz 1829, Şubat 1878 ve Şubat 1916 tarihlerinde) üç kez işgal etmiştir. Bunlardan fizikî anlamda en büyük yıkıma sebep olan, üç ay sürmüş olsa da 1829'daki ilk işgalleri oldu. 1829 yılında Erzurum'a oldukça hazırlıklı gelen Rus ordusu, şehre çok sayıda arkeolog, eski eser uzmanı, tarihçi ve hatta edebiyatçı bile getirmişti. Bunlar arasında tarihçi olarak Ermeni İnciciyan ve edebiyatçı olarak da Puşkin ön plana çıkmaktaydı. Böylece Erzurum'un tarihi varlığı yağmalanmaya başlandı. Çifte Minareler, Yakutiye, Sultaniye, Ahmediye, Ulu Cami ve Üç Kümbetler'deki kıymetli eşyalar Ruslar tarafından talan edildi. Muhtelif yapıların kitabeleri yerlerinden söküldü. Çifte Minareli Medrese'nin kitabesi, kapısı, Üçkümbetler'deki Emir Saltuk'un mermer sandukası Rusların Petersburg'a götürdükleri eserler arasındaydı. Hasanıbasri Hazretleri'nin türbe kitabesi de bu işgal esnasında Ruslar tarafından çalınmıştı" diye konuştu.

"Türk sancakları propaganda amaçlı kullanıldı"
Bu işgal sırasında, Çifte Minareli Medrese'deki altın, gümüş ve bronzdan onlarca miğfer ve kalkan Petersburg ve Moskova'ya gönderildiği, Saat Kulesi'ndeki saat yerinden sökülerek Tiflis'teki bir binanın cephesine yerleştirildiğini vurgulayan Eğilmez, "İşgal sırasında şehirdeki kalenin anahtarı, altı sancak, başkomutanlık alameti olan bazı eşyalar, Petersburg'a nakledildi. İşgal sonrası şehirden ayrılırken, Paşa Sarayı'nı, kaleyi ve pek çok konağı tahrip ettikleri gibi, birçok tarihî eseri ve vesikayı da yanlarında götürmüşlerdi. Ruslar benzer yağmalama ve hırsızlık olaylarını 1916 yılındaki son işgalinde de gerçekleştirdi. Bu işgal sırasında şehrin pek çok tarihi ve kültürel değeri, Ruslar tarafından tahrip edilmesi sonucu yok oldu. Ruslar, kalenin 4 anahtarı ile birlikte ele geçirdikleri 9 alay sancağı ile Pasinler'den ele geçirdikleri 1 sancağı ülkelerine götürdü. Ruslar ele geçirdikleri Türk sancaklarını, propaganda amaçlı olarak da kullanmıştır. Sancaklar ilk önce Tiflis'e götürülerek burada halka sergilenmiş, daha sonra ise Erzurum'a ilk giren Rus komutanı Yüzbaşı Konieff tarafından Rus Çarlığı'nın başkenti St. Petersburg'a götürülerek Rus Çarı'na sunulmuştur. Erzurum'dan çalınan sancak ve tarihi eserler bugün Petersburg'daki Hermitage ve Askeri Topçu Müzeleri'nde bulunuyor. Bu işgaller sırasında kaybedilen binlerce canın yanında tarihi ve kültürel mirasında kaybedilmiş olması, Erzurum'un yaşadığı en hazin olaylarında biri olarak tarihe geçmiştir" dedi.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.