BAYRAMIN KUTLU OLSUN İSPİR'İM
Tarihler 1918’in 25 Şubat’ıydı, güzel İspir’imizin gönlerinde Türk bayrağı yeniden dalgalanmaya başladı. Sonsuz olsun!

Hatice Başkapan Şahan
haticebaskapan@hotmail.com -Benim güzel memleketim, dağlarından çiçek derip yaylalarında gezdiğim, toylarıyla şenlendiğim, işgaline kederlenip zaferiyle gönendiğim güzel İspir’im… Bugün 25 Şubat. Korga gülümser 25 Şubatlarda, İspir Kalesi gülümser, Tuğrulşah Cami gülümser ve eteklerine cengâverler serili dağlar, toprağa özenmiş kızıl ufuklar, kan kusan dereler dile gelir… Bir muştu nefes nefese çıkar İspir yokuşlarından Mohurgut Kalesi’ne ve Türklük marşı yükselir ilçemizin göklerine.
Bugün takvimler aydınlıktır bize. Aydınlıktır çünkü milattan önceki dönemlerden beri Türklere yurtluk yapan, Yavuz Sultan Selim’in övgüsüne mazhar olan güzel İspir’imiz 108 yıl önce bugün bağımsızlık destanını yazdı. Kutlu olsun!
İspir’in kurtuluş destanı yazılırken bu coğrafya insanın insana ölüm ve yine insanın vatana hem yâr hem de kurban oluşuna tanıklık etti. Arif Nihat Asya’nın “Vatan olmayınca hiçbir şey olmaz!” ifadesindeki şuurla sadık yâr diye tanımlanan toprağa, aynı sadakatin gösterildiği o zorlu günlerde, Müftü Mustafa Başkapan’ın yüzlerce şehit anasına, binlerce asker karısına, yetim yavruya, yediden yetmişe tüm İspirlilere babalığı vazife sayması kurtuluş umudunu artırdı.
Bildiğiniz üzere milletimiz, Birinci Dünya Savaşı’nda birçok cephede mücadele etmek durumunda kalmıştı. Emperyal güçler tüm yurdumuzu işgale girişmiş, savaşın en çok etkilediği şehirlerden birisi de Erzurum olmuştu. Erzurum’a yoğun saldırılarda bulunan Rus ordusuna karşı Türk askeri ve yöre halkı büyük bir direniş göstermesine rağmen geri çekilmek zorunda kalmıştı. İçerideki azınlıkların bir kısmının da düşmana destek vermesi sonucunda İspir’imizi Ruslar işgal etmiş, iki yıla yakın bir süre İspir halkı esaret günleri yaşamıştı.
Asıl zulümler 1917’de Rusların çekilmesiyle başlamış, Ermeniler Türkleri ilçemizden atmak için kanlı planlarını devreye sokmuştu. İlçeden devlet erkânı ve askeri çoktan çekilmiş, muhacirliği kabul etmeyen bir avuç insan, kadın, yaşlı, çoluk çocuk, “Şimdi elimizde yalnızca vicdanın hükümleri vardır!” diyen Müftü’lerine bel bağlamıştı. Civar il ve ilçelerden gelen katliam haberleri sonucu, büyük bir tehlike içinde olduklarını biliyordu kurtuluş önderi Müftü Mustafa Başkapan. Onun çağrısına uyan İspirliler; gök çökmedikçe, yer delinmedikçe Türk’ün ilini, töresini kimsenin bozamayacağını tam da bu günlerde tüm dünyaya bir kez daha göstermişlerdi. Küçücük bir coğrafyada yapılan bu emsalsiz mücadelenin eşsiz kahramanları, düşman çizmesi altında yaşamaktansa ölmeyi göze alarak büyük bir vatanseverlik örneği göstermişlerdi. Onlar bu vatanın bağımsızlığı uğruna, bayrak ve namus uğruna mücadele etmeyi, bu yolda seve seve şehit ve gazi olmayı seçmişlerdi. Demirdağı eritenlerin çocukları her türlü zulmü reva görenlerin emellerini boşa çıkarmayı bilmiş, söz konusu vatan olunca son nefesine kadar yılmadan mücadele etmişti.
Bu şanlı mücadele kolay olmamış, bir anı bile unutulmayacak bedeller ödenerek elde edilmişti. Birinci Dünya Savaşı’nın İspir ve çevresinde günleri kapkara eylediğini, Ayşe anaların, Fatma bacıların ağıtlarına kim bilir kaç tane eklediklerini Korga’ya sorsak. Yahut dile gelse Çoruh, söylese bir bir… İşgal yıllarında acının gök kubbeyi sarışını, anaların evlatlarına kına yakmakla kalmayıp onlarla cepheye atılışını anlatsa… Soğuğun Ermeni’den Rus’tan farksız bir düşman kesilişini, insanlarımızın soğuğa, açlığa, hastalığa yenilişini, ölümün kucağına doğan bebeleri, yokluğun yuttuğu erleri anlatsa...
O yıllara gittiğimizde İspir’de Erzurum’un işgalini duyan Halit Paşa’nın, Ermeni katliamlarını öğrenen Müftü Başkapan’ın ağlayışları gibi İspir’in taşının, toprağının da iniltisini duyarız şüphesiz. 1916’dan itibaren Rusların çizmesiyle kirlenen, Ermenilerin emelleriyle ölümün eşiğine gelen İspir, kurtuluş lideri Müftü ve vatanperver İspirlilerin gayretleriyle aydınlık günlere ulaşmıştı nihayet. Tarihler 1918’in 25 Şubat’ıydı, güzel İspir’imizin gönlerinde Türk bayrağı yeniden dalgalanmaya başladı. Sonsuz olsun!
İspir’imizi bize yeniden yurt yapan kahraman ecdadımızı sonsuz minnet ve rahmetle anıyor, bayramımızı yürekten kutluyorum.

