16 Mart 2026 - Pazartesi

GURBET İÇİMİZDE

Anlaşılan o ki gurbette değil, gurbetlerdeyiz! Gönlümüzde kaç sılanın hasreti var, kaç gurbetin içindeyiz, kaç gurbet var içimizde, bilmiyorum.

Yazar - Hatice Başkapan Şahan
Okuma Süresi: 3 dk.
257 okunma
Hatice Başkapan Şahan

Hatice Başkapan Şahan

haticebaskapan@hotmail.com -
Google News

Gurbeti bize eksik öğretmişler, dostlar! Yeryüzündeki insan sayısı kadar gurbet var, desem belki de yine eksik söylemiş olurum. Düşünsenize hepimizin sılası farklıyken gurbetimiz nasıl aynı olsun ki? Dahası, insan ömründe kaç gurbet yaşar? Tek gurbetimiz memleket hasreti mi, bu kadarcık mı yani?

Gurbeti anlamak, sılayı nasıl tanımladığımızla ilgili daha çok. Bana öyle geliyor ki hepimizin tanımı farklı. Bu yüzden sılamız da farklı. Kimimizin sılası anne kucağı, kimimizin anne sesi, kimimizin baba gölgesi… Kimimiz kardeş yanını sıla biliriz, kimimiz dost bakışını, kimimiz mutfaktan gelen kurabiye kokusunu… Bazen balkona konan bir güvercin sıladır bize, bazen açmaya vakit bulmuş bir çiçek, bazen bir gonca… Bazılarımıza anlaşılmak sıladır mesela.

Peki, ya sizin sıla dediğiniz şey hayatınızda yoksa?.. Memleketinizden hatta evinizden bir metre bile öteye gitmeden de gurbete düçar olmaz mı yüreğiniz?

Anlaşılan o ki gurbette değil, gurbetlerdeyiz! Gönlümüzde kaç sılanın hasreti var, kaç gurbetin içindeyiz, kaç gurbet var içimizde, bilmiyorum.

Buğusu tüten çaylarımızı ikram edeceğimiz bir hemdemimizin olmaması, birileriyle aynı asansörü paylaşıp o küçücük alanda bile selamlaşamamamız, etrafımız bizi işiten kulaklarla doluyken sesimizin bir gönle erememesi gurbetten sayılmaz mı? Üzerimize sayısız göz değerken içimiz görülmüyorsa gurbette değil de neredeyiz? Biz konuşurken ortada kulak var ama can yoksa, suskunluğumuzun bir anlamı olmuyorsa, yan yana yaşanan uzaklıklar içreysek, aşinalarımız bile yabancı gibiyse gurbette değil de neredeyiz? Tebessümümüz duvardan yüzlere çarpıyorsa, uzattığımız el havada kalıyorsa, bunca merhem arasında yaramız sağaltılmıyorsa, gözlerimize oturan hüzün karşısında kimsenin umuru terlemiyorsa biz gurbette değil de neredeyiz? Bulunduğumuz ortamda eksik hissetmekten yoruluyorsak, olduğumuz yerde fazlaymışız yahut gereksizmişiz gibi geliyorsa bize, ait hissetmiyorsak bir yere, bir memlekete, bir kültüre, bir dile, bir yüreğe, bağlarımız sevgiden değil de zaruretlerden besleniyorsa biz gurbette değil de neredeyiz?

Bitesi yok bu soruların değil mi? Kim bilir, okurken neler eklediniz. Sizin de aklınıza Kemalettin Kamu geldi mi?

“Ben gurbette değilim/Gurbet benim içimde” dizeleri nasıl da güzel anlatıyor hâlimizi. Sıla saydığımız yahut bize sıladaymış hazzı yaşattığı, kendimizi yuvada hissettirdiği için sıla diye tanımladığımız her ne varsa onların her birinin yokluğunda da gurbete düşüyoruz; daha doğrusu gurbet içimize düşüyor. 

#
Yorumlar (10)
Hatice
17.03.2026 01:16
Ben de asıl yalnızlığın anlaşılamamak olduğuna inananlardanım. Teşekkür ederim efendim (Türkçeci Bey).
Hatice
17.03.2026 01:13
Nihal Atlı… Ne güzel bir atıf. Umarım özlediklerinize kavuşursunuz. Özleyenlerin ruhları elbet orada buluşur.
Hatice
17.03.2026 01:08
Haklısınız efendim (Âşık Garip), belki de o yüzden arayışımız bitmiyor.
Hatice
17.03.2026 01:05
Katkınız için teşekkür ederim efendim (Uzay Yolcusu).
Hatice
17.03.2026 00:54
Belki sadece kendi üşümemizi biliyoruz Ömer ağabey. Oysa her gönlün titremesi, donma eşiği farklı. Ah, insan… Zavallı insan…
Türkçeci Bey
16.03.2026 02:04
Gurbet ve garip aynı kökten. Yalnızlığa işaret ederler. Ancak yalnızlık tek başına olmak değil anlaşılamamaktır, derler.
Nihal Atlı
16.03.2026 02:01
Herkes bir özleyişle yaşar... Ben de öylece Altaylar'ın ve Tanrı Dağ'ın çevresindeyim.
Aşık Garip
16.03.2026 02:00
Dünya müminin gurbetidir.
Uzay Yolcusu
16.03.2026 01:53
İstediğin yerde değilsin.. Başka bir yerde olman gerekiyormuş gibi hissediyorsun.. İstediğin yere gittiğini varsayalım, yine bu şekilde hissederdin, doğru yerde değilmiş gibi. Nerede olmak istediğine çok kafa yorarsan, bulunduğun yerin tadını çıkaramazsın
Ömer Bektaş
16.03.2026 01:33
Gurbette üşümenin nasıl bir his olduğunu biliyor muyuz acaba? Hem de hiç ısınamayacağını bile bile...
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.