26 Eylül 2026 - Cumartesi

VİCDAN HASRETİYLE

İnsan olmanın sırrı vicdanlı olmakta, karıncayı incitmemekte saklı, karınca bir gün Süleyman’dan almasa bile hakkını!

Yazar - Hatice Başkapan Şahan
Okuma Süresi: 4 dk.
402 okunma
Hatice Başkapan Şahan

Hatice Başkapan Şahan

haticebaskapan@hotmail.com -
Google News

Bir süredir insan davranışlarını sorgularken sık sık “vicdan” kavramını kullanmaya başladığımı fark ettim. Vicdanlı ya da vicdansız şeklindeki tanımlamalarım ne kadar da çoğalmış. Ama ne yazık ki daha çok vicdansızlık dolanmış dilime. Belli ki gördüklerimin, duyduklarımın çoğu vicdan işi değil!.. Aklın ve kalbin sınırlarını zorlayan, insan olan bunu yapar mı, dedirten şeyler kanınızı dondurunca siz de benim gibi “vicdan” demekten kendinizi alamıyorsunuz değil mi?

Vicdanın işi kanımızı donduran meseleler değil sadece. Hiç kimsenin görmediği yerlerde, hiçbir şeyin ayırdına varılamayacağı anlarda da vicdanımız miktarınca davranmaz mıyız? Ayaklarımızın önünden geçen bir böceği ezmek ya da ezmemek, bize emanet edilene gözümüz gibi bakmak ya da bakmamak, işimizi hakkıyla yapmak ya da yapmamak hep vicdan terazimizle ilgili değil mi aslında? Tercihlerimizi güçten mi, doğrudan mı yoksa çıkarımıza uygun olandan mı yana yaptığımız da vicdanımıza bağlı galiba. İç muhakememizin ağır bastığı tarafa kayıyoruz genelde.

O, ayaklarımızın önünden geçen böceği ezmekten bizi alıkoyan görülmek ve kınanmak olmasa gerek. Emanetle hakkıyla ilgilendim ama olmadı, deyip kendimizi mazur göstermek yerine, emanet konusunda gerçekten elimizden geleni bize yaptıran da derinlerdeki bir güç olmalı. Hele işimiz, ekmek kapımız, helal ya da haram lokmamız… Eğer sadece patronun, amirin bulunduğu anlarda çalışıyor; geriye kalan zamanlarda işimizi savsaklıyorsak bizde bir şeyler eksik demektir. Bu eksiklik de vicdan olsa gerektir.

Yaş kesen baş keser, şeklindeki atasözümüzü duymuşsunuzdur. Ağaçla, yeşille insanı eşitleyen ne muazzam bir ifade! Yeşeren şeylerin de can taşıdığı, onlara zarar vermenin insana zarar vermekten farksız olduğu ancak bu kadar güzel anlatılabilirmiş. Şimdi bu ifadenin çıkışını düşünüyorum. Kendinden gayrısına kör olan vicdan yoksunundan böyle bir söz çıkar mı sizce? Hiçbir şeyi umursamayan bir kalp taşıyanlar, yağmuru buluttan, mevsimleri tabiattan sananlar böyle bir hassasiyet gösterebilir mi?..

Peki, bu hassasiyeti gösterenin sahip olduğu şey ne? Ağaca bakıp can gören, yeşili nefes bilen ve onun nefes aldığından şüphe etmeyen, dolayısıyla onlara zarar vermekten imtina eden ne taşıyor içinde? Yaprağı incitmeden gölgesinde serinlememizi, toprağı incitmeden mezara girmemizi, kaynağı incitmeden suyundan içmemizi söyleyenlerin (Karakoç’u rahmetle anıyorum.) dimağlarındaki ve gönüllerindeki o duygunun adı ne sizce?..

Bir yanda vicdan dediğimiz o duyguya sahip olanlar, diğer yanda o meziyetten yoksun olup dünyayı, en azından kendi dünyalarını yaşanmaz kılanlar… Bir yanda hastasını şefkatle saran hekimler, diğer yanda ona surat asan doktorlar, hemşireler; bir yanda adalete ses olan avukatlar, diğer yanda cebini koruyan yargıçlar; bir yanda erimekten yılmayan öğretmenler, diğer yanda sorumluluk üstlenmeyenler; bir yanda saygıyı erdem bilenler, diğer yanda haddi aşmayı öz güven zannedenler; bir yanda kendilerini savunamayacak durumdaki zavallı hayvanlara işkence edenler, diğer yanda “Süleyman’dan hakkın alır karınca!” diyenler… İki tarafa da “insan” mı demeli, bilemedim. Ve bilemedim, bizim insan dememiz vicdansızları insan kılmaya yeter mi.

Hangi zamanda yaşarsak yaşayalım, hangi makamı işgal edersek edelim vicdanın hükümleriyle hareket etmedikçe insandan sayılmayız bence. İnsan olmanın sırrı vicdanlı olmakta, karıncayı incitmemekte saklı, karınca bir gün Süleyman’dan almasa bile hakkını!

#
Yorumlar (4)
Hatice
26.09.2026 22:22
Güzel Deniz’im, Gül kızım, vicdan çölünü yeşerteceğinize inanıyorum. Düşüncelerine katılıyorum.
Deniz Gül
26.09.2026 19:11
Canım Hocam, dediğiniz gibi insan olmak sadece bir sıfat değil, vicdanlı ve merhametli olabilmektir. Bir insanın gerçek karakteri, zor durumda kaldığında başkalarına nasıl davrandığıyla ortaya çıkar. Bu yüzden insanlığın en önemli ölçüsü vicdandır.
Hatice
26.09.2026 17:16
Teşekkür ederim Ravzacığım.
Ravza Yerlikan
26.09.2026 17:10
Hocam ellerinize emeğinize sağlık her zaman olduğu gibi yine derinden etkilendim.
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.